Translation: from turkish

yetişmek

  • 1 yetişmek

    vi
    1) ( ulaşmak) erreichen (-e)
    otobüse yetiştim ich habe den Bus noch erreicht
    2) ( bitki) wachsen
    yabani olarak \yetişmek wild wachsen
    3) ( büyümek) aufwachsen, heranwachsen
    4) ( sonradan katılmak) einholen (-e)
    5) ( kâfi gelmek) ausreichen, reichen (-e für)
    bu para yetişir das Geld reicht aus
    6) ( uzanıp dokunabilmek) erreichen (-e), drankommen, herankommen
    7) ( öğrenmek) lernen
    8) ( hazır olmak) fertig sein
    bu giysi yarına yetişmeli dieses Kleid soll bis morgen fertig sein
    birinin imdadına \yetişmek jdm zu Hilfe eilen [o kommen]
    hızır gibi \yetişmek herbeieilen, als rettender Engel kommen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > yetişmek

  • 2 yetişmek

    -e
    1. 赶上, 追上; 来得及, 赶得上; 及时来到, 赶到, 赶上: arkadan \yetişmek (跟踪)追上, 赶上 Hakim yetişmeseydi, kurtulamazdı. 要不是医生及时赶到, 他就没命了。Hızlı yürüyorsun, sana yetişmek çok zor. 你走得太快, 很难追得上你。Koştum ama ardından yetişemedim. 我跑步都没能追上他。
    2. 完成, 结束; 干完, 作好(应干的活): Bu elbise yarına yetişmeli. 这件衣服明天一定要做好。Bu ödev yarına yetişecek. 这作业明天要完成。Tek başına bir insan bu kadar işe yetişemez. 一个人干不了这么多的活。
    3. 触到, 够到, 勉强够到: Ağaçtaki elmaya yetişemedim. 我够不到着树上的苹果。Bu ip kuyunun dibine yetişmez. 这绳子够不到井底。Elim yetişmiyor. 我的手够不到。
    4. 足够, 够用: Bu para yetişemez. 这钱不够用的。Bu yemek hepimize yetişir. 这饭够我们所有人吃的。Verilen harcırah yetişmeyince her ikisi de keseden eklemek zorunda kaldılar. 发的路费不够, 两人只得自己出钱垫上。
    5. 赶上, 遇见: Ben dedeme yetiştim, torunlarına da yetiştim. 我见过祖父, 又活到见孙子。
    6. (植物)繁殖, 生长; 繁殖起来, 滋生起来; 长熟, 成熟: Burada iyi çam yetişir. 这里很适合松树生长。Lâhana Türkiye'nin bütün bölgelerinde yetişir. 洋白菜在土耳其所有地区都能生长。Türkiye'de başlıca ne yetişir? 在土耳其主要生长些什么?Kirazlar yetişmişti. 樱桃熟了。
    7. 长大, 成人: yeni yetişen nesil 正在成长的新一代 Çocukları yetişti. 他的孩子都长大成人了。Hepimiz bu yurdun koynunda yetiştik. 我们都是在这块哺育和呵护我们的土地上长大的。
    8. 受教育; 受教育; 受教养: bu okuldan yetişenler 这个学校的学生
    9. 帮助, 帮忙, 赶着去帮忙: Tam o sırada talih imdadıma yetişti. 正好此时命运才了我的忙。
    ◆ Yetiş (in) ! 救命!救命啊!

    Türkçe-Çince Sözlük > yetişmek

  • 3 yetişmek

    1) (arkadan gidip yetişmek) лъэкIахьын/ лъэщIыхьэн (лъэкIэхьэ/ лъэщIохьэ)
    2) (bu tarafa doğru yetişmek) КЪЫНЭСЫН (къынэсы/ къынос)

    Турецко-адыгский словарь > yetişmek

  • 4 yetişmek

    догна́ть доста́ть достига́ть поспе́ть
    * * *
    -e
    1) догоня́ть; успева́ть; подоспева́ть; приходи́ть во́время

    bu trene yetişmeyiz — на э́тот по́езд мы не успева́ем

    size yetişemem — мне за ва́ми не угна́ться

    2) заверша́ть, успева́ть (к сроку что-л. сделать)

    bu kostüm yarına yetişmeli — э́тот костю́м до́лжен быть гото́в к за́втрашнему дню

    3) дотя́гиваться, достава́ть

    ben o dala yetişemem — я не могу́ доста́ть до той ве́тки

    bu ip kuyunun dibine yetişmez — э́та верёвка не доста́нет до дна коло́дца

    4) справля́ться, оси́ливать (работу и т. п.)

    ben bu kadar işe yetişemem — я не могу́ спра́виться с таки́м коли́чеством рабо́ты

    5) хвата́ть, быть доста́точным

    bu para yetişir — э́тих де́нег хва́тит

    6) успе́ть уви́деть; заста́ть

    ben dedeme yetiştim, torunlarıma da — я успе́л уви́деть и де́душку и мои́х вну́ков

    bol zamanına yetişti — он заста́л лу́чшие времена́

    7) произраста́ть; разводи́ться, расти́

    dağ eteklerinde yetişen bağlar — виногра́дники, расту́щие на го́рных скло́нах

    Türkiye'de başlıca ne yetişir? — что, в основно́м, произраста́ет в Ту́рции?

    8) спеши́ть

    imdada yetişmek — поспеши́ть на по́мощь

    9) получа́ть образова́ние, обуча́ться

    işte bu kadronun içinde yetişecektim ben — я и до́лжен был обуча́ться среди́ э́тих специали́стов

    10) вы́расти, стать взро́слым / совершенноле́тним
    ••
    - yetişin!

    Türkçe-rusça sözlük > yetişmek

  • 5 yetişmek

    yetişmek -e erreichen (A, einen Ort); fertig sein oder werden (bis morgen usw); zu Hilfe eilen; kommen zu; sich jemandem anschließen (bei einer Arbeit); reichen (bis zu, bis an A); (zeitlich) schaffen, erledigen; z.B. Geld reichen, genug sein; jemanden erleben, noch sehen (zu Lebzeiten); z.B. Obst gedeihen; Person heranwachsen; lernen, ausgebildet werden; erzogen werden; zehn Jahre alt werden;
    yetiş!, yetişin! zu Hilfe!;
    yeni yetişen nesil (der) Nachwuchs

    Türkçe-Almanca sözlük > yetişmek

  • 6 yetişmek

    1) Д догоня́ть, поспева́ть за кем; успева́ть; подоспева́ть; приходи́ть во́время

    arkadan yetişmek — настига́ть

    2) Д заверша́ться; справля́ться (с работой и т. п.)
    3) Д дотя́гиваться, достава́ть

    ben o dala yetişemem — я не могу́ дотяну́ться до той ве́тки

    4) хвата́ть, быть доста́точным
    5) Д застава́ть кого- что
    6) произраста́ть; разводи́ться; выраста́ть

    Büyük Türk-Rus Sözlük > yetişmek

  • 7 yetişmek

    1. التحق [اِلْتَحَقَ]
    2. تعاصر [تَعَاصَرَ]
    3. تم [تَمَّ]
    Anlamı: tamam olmak
    4. ربط [رَبَطَ]
    Anlamı: ulaşmak
    5. كفى [كَفَى]
    Anlamı: yeter olmak
    6. نشأ [نَشَأَ]
    Anlamı: büyümek
    7. نصر [نَصَرَ]
    Anlamı: yardım etmek

    Türkçe-Arapça Sözlük > yetişmek

  • 8 yetişmek

    җитлегү; өлгерү

    Türkçe-Tatarca sözlük > yetişmek

  • 9 yetişmek

    v. catch, catch up, catch up on, run smb. close, come up with, draw up, equal, grow, hand up, keep up with, overtake, pull up, pull up to, pull up with, reach
    * * *
    reach

    Turkish-English dictionary > yetişmek

  • 10 yetişmek

    gihan
    --------
    gihaştin
    --------
    gihîştin
    --------
    ragihiştin

    Türk-Kürt Sözlük > yetişmek

  • 11 yetişmek

    dojechać; dosięgać; osiągać; osiągnąć; sięgać; trafiać

    Türkçe-Lehçe Sözlük > yetişmek

  • 12 yetişmek


    1. (bitki) къыщыхъун, кIысэн, къэкIын
    2. (ulaşmak) нэсын, лъынэсын

    Малый турецко-адыгский словарь > yetişmek

  • 13 yetişmek

    προλαβαίνω, είμαι στην ώρα μου

    Türkçe-Yunanca Sözlük > yetişmek

  • 14 yetişmek

    التحق
    تعاصر
    تم
    ربط
    كفى
    نشأ
    نصر

    Türkçe-Arapça Sözlük > yetişmek

  • 15 yetişmek

    "to reach, to attain; to catch; to catch sb up, to catch up (with sb); to keep up (with sb/sth); to suffice; to grow; to grow up, to be brought up; to come to the help of"

    İngilizce Sözlük Türkçe > yetişmek

  • 16 yetişmek

    "1. /a/ to catch, make, get to (a place) in time; to be in time for: Sekiz buçuk vapuruna yetişebildim. I was able to make the eight-thirty boat. 2. /a/ to catch up with, go fast enough to join. 3. /a/ (for something) to be ready or finished by (a specified time). 4. to arrive in time (to help one); to come to one´s aid in time. 5. /a/ to reach, get up to, get as far as: Boyum o rafa yetişmez. I´m not tall enough to reach that shelf. Bu ip ikinci kata kadar yetişir. This rope´ll reach the second floor. 6. to suffice, be sufficient, be enough. 7. (for a plant) to grow: Manolyalar burada iyi yetişir. Magnolias grow well here. 8. (for a person or animal) to grow up, be raised. 9. to be educated: Cem, Galatasaray´dan yetişti. Cem was educated at Galatasaray. 10. /a/ to be able to do, manage to do (a specified amount of work). 11. /a/ to be old enough to have known, have been born in time to know; to live long enough to know: Ne günlere yetiştik! What times have I lived to see! O büyükbabasına yetişemedi. He wasn´t born in time to know his grandfather. Yetiş!/Yetişin! Help! Yetişme! I hope you die! Yetişmeyesi! I hope he dies!"

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > yetişmek

  • 17 yetişmek

    yetişmək

    Türkçe-Azerice Sözlük > yetişmek

  • 18 yetişmek

    dojít; dorůstat; dosáhnout; přimět; trefit; zasáhnout

    Türkçe-Çekçe Sözlük > yetişmek

Look at other dictionaries:

  • yetişmek — e 1) Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti. Ö. Seyfettin 2) Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak Bu giysi yarına yetişmeli. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yetişmek — büyümek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • Hızır gibi (imdadına veya yardımına) yetişmek — birinin en sıkışık bir zamanında, beklemediği biri, yardımına yetişmek Ya annem ya ninem babamın çıkardığı gürültüyü işitip mutlaka Hızır gibi imdadıma yetişir. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kapalı yetişmek — toplum hayatına girmeden, karışmadan yetişmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çantadan yetişmek — bir mesleği eğitim görmeden deneyimlerle kazanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • imdada (veya imdadına) koşmak (veya yetişmek) — çok zor ve tehlikeli bir anda yardım etmek Neyse bu işte de otelci imdadımıza yetişti. R. N. Güntekin Aşağı kattan gürültüyü işiterek imdadıma koşan annem evvela neye uğradığını bilememişti. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAZB — Yetişmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • LEHAK — Yetişmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • yetmek — yetişmek, erişmek II, 314bkz: çetmek, yetmek yetmek, yedeğinde götürmek II, 314 yetişmek, erişmek I, 192, 421, 424; II, 274, 314; III, 406bkz: çetmek, yetmek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yet(i)şmek — yetişmek, erişmek. III, 183 bkz …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • NÜVBE — Yetişmek. * Siyahi bir kabile …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.