Translation: from turkish

uğraşı

Look at other dictionaries:

  • uğraşı — is. 1) Uğraşılan şey, iş güç, meşgale İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba. M. N. Sepetçioğlu 2) Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi Birleşik Sözler yaşama… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düşkü — is. Uğraşı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hobi — is., İng. hobby Uğraşı Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşgale — is., Ar. meşġale Uğraşılan şey, iş güç, uğraşı Bu yeşillik köşesini kurutmamak bizim için de bir meşgale teşkil etmişti. H. C. Yalçın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iş edinmek — 1) bir şeyi görev, meslek olarak kabul etmek Yazar mutlaka bir diyeceği olan adam değil, yazmayı kendisine iş edinmiş adamdır. N. Ataç 2) bir şeyi kendi uğraşı, sorunu durumuna getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gâile — (A.) [ ﻪﻠﺋﺎﻏ ] 1. uğraşı, telaş, meşakkat. 2. savaş …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • iştigâl — (A.) [ لﺎﻐﺘﺵا ] uğraşı. ♦ iştigâl etmek uğraşmak, meşgul olmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • meslek — (A.) [ ﮏﻠﺴﻡ ] 1. yol, tarz. 2. sistem. 3. uğraşı, meslek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • meşgale — (A.) [ ﻪﻠﻐﺸﻡ ] uğraşı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • mübareze — (A.) [ ﻩزرﺎﺒﻡ ] 1. uğraşı, mücadele. 2. savaş. ♦ mübareze etmek mücadele etmek. ♦ mübaşeret olunmak girişilmek, işe başlanmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • şugl — (A.) [ ﻞﻐﺵ ] iş, uğraşı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.