Translation: from turkish

temel taşı

Look at other dictionaries:

  • temel taşı — is. 1) Bir yapının temeline konan taş 2) mec. Bir şeye temel olan öge veya kişi, dayanak, esas Bu iki karikatürist, iki temel taşı, iki ana direği idi Türk mizahının. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • temel — is., Rum. 1) Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar 2) Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur 3) sf., mec. En önemli, belli başlı, ana,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yapı taşı — is. 1) Binanın ağırlığını çeken esas taş 2) Esas, temel Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller yapı taşı yerde kalmaz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş — is. 1) Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde Kireç taşı. Oltu taşı. 2) sf. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş 3) Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • amino asit — is., di, kim. Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • SAHRETULLAH — Kudüs te, Beyt i Mukaddes te çok eski ve tarihî bir kaya. Hazret i Peygamber (A.S.M.), Mir ac gecesinde bu kayadan uruc ettiği hakkında rivayet vardır. Bu kayaya Hacer i Muallak da denir.(Felsefenin ruhsuz kanunları pek karanlık ve vahşetli… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Turkish grammar — This article concerns the grammar of the Turkish language. A companion to this article is Turkish vocabulary. Three features that, together, distinguish Turkish from many other languages are the following: #Turkish is highly agglutinative: its… …   Wikipedia

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.