Translation: from turkish

satırların arasından okumak

  • 1 satır

    satır1 < satrı> Zeile f; Strich m;
    satır başı neuer Absatz;
    satırların arasından okumak zwischen den Zeilen lesen
    satır2 Hackmesser n

    Türkçe-Almanca sözlük > satır

  • 2 satır

    阿́ is. (文字的)行: \satır arası 行距 \satır ayarı 行距 \satır dizen makineler 排字机 \satır düzenleme (在同一行)设置不同的字间距 \satır frekansı (电视的)行扫描频率 \satır matris 行宽 \satır sayısı 行数 blok \satır 整行 boş \satır 空行 iki \satır 两行; 转́ 少量(文字) Bu sayfada on beş satır var. 这一页有15行。
    ◇ \satır aralamak (用铅条)分隔字行, 在字行间插入铅条 \satır ayarlamak 调节行距 \satır \satır 一行行地: Yazılarımı satır satır inceliyorudu. 他一行行地研究着我的文章。\satır yürütmek 断行 \satırların arasından okumak 领会字里行间的含义, 领会到言外之意
    II
    阿́ is. 大切肉刀: kasap \satırı 屠夫的大切肉刀
    ◇ \satır atmak 消灭, 歼灭, 毁灭, 灭绝 \satıra yatmak 不得不听人瞎扯

    Türkçe-Çince Sözlük > satır

  • 3 okumak

    вычита́ть чита́ть
    * * *
    1) -i чита́ть

    sabahleyin kalkınca gazetesini okur — по утра́м, едва́ подня́вшись с посте́ли, он чита́ет газе́ту

    telgrafınızı okudum — я прочита́л ва́шу телегра́мму

    2) петь, исполня́ть ( песню)
    3) -i звать, приглаша́ть

    ezan okumak — призыва́ть к моли́тве, оглаша́ть призы́в к моли́тве

    4) чита́ть моли́твы над больны́м; заклина́ть, загова́ривать

    okuyup üflemekпрост. лечи́ть моли́твами / за́говорами

    5) учи́ться, обуча́ться; получа́ть образова́ние

    o iki yıl Ingilizce okudu — он два го́да учи́лся англи́йскому языку́

    o Isviçre'de okumuş — он получи́л образова́ние в Швейца́рии

    6) арго руга́ться, скверносло́вить

    Türkçe-rusça sözlük > okumak

  • 4 okumak

    v. read, study, peruse, announce
    --------
    okumak (dua)
    v. say
    --------
    okumak (şiir)
    v. sing
    * * *
    1. read 2. study

    Turkish-English dictionary > okumak

  • 5 arasından

    Türkçe-Almanca sözlük > arasından

  • 6 okumak

    okumak < okur> v/t lesen; lernen, studieren; (-i -e) jemandem etwas vorlesen; einladen, rufen zu; Lied singen; jemandes Namen aufrufen; Kranken durch Besprechung behandeln, für jemanden beten;
    ezan okumak zum Gebet aufrufen;
    gözlerinden okumak fig von jemandes Augen ablesen; fam (-e jemandem) die Leviten lesen; jemandem die Laune verderben; jemandem das Leben sauer machen

    Türkçe-Almanca sözlük > okumak

  • 7 okumak

    -i
    1. 读, 念; 看; 阅读: elektrik sayacını \okumak 查电表 İgilizce \okumak 读英文 mektubu \okumak 读信, 念信 harita \okumak 看地图 rapor \okumak 做报告 Her sabah gazeteyi okurum. 我每天早晨看报。Eski yazıyı okuyanlar gittikçe azalıyor. 能读古文的人逐渐地少了。
    2. 学习, 读书, 受教育, 上学, 就学: Ablam öğretmen okulunda okuyor. 我姐姐在师范学校读书。Gelecek yıl ortaokulda okuyacağım. 明年我就上中学了。O beş yıl Türkçe okudu. 他学了5年土耳其语。İsviçre'de okumuş. 他在瑞士受过教育。
    3. 唱, 唱歌, 演唱: Bu türküyü okuyanı tanımıyorum. 我不认识唱这首歌的人。Sanatçı bir türkü okuyor. 演员在唱歌。
    4. 朗读, 朗诵, 诵读: şiir \okumak 朗诵诗 ezbere \okumak 背诵
    5. 看出, 猜出, 猜测: gözlerinden \okumak 从你眼神里看出 Bunu senin yüzünden okudum. 我从你脸上的表情看出了这点。Mektupların gelmese de resmine bakıp kalbini okuyabiliyorum. 尽管你没有来信, 但我一看你的照片, 我就知道你的心思了。
    6. 召请, 召唤; 叫出来; 召来, 叫来, 邀请来: ezan \okumak 呼唤做祷告 Adınızı biraz önce okudular. 刚刚叫过你的名字。
    7. 读祈祷文, 念经, 作祈祷, 念咒(治病, 止痛, 去邪)
    8. 俚́ 骂街, 骂人; 说脏话, 说下流话, 破口大骂
    9. 俚́ 告发, 告密
    10. 解读, 判读; 译解 şefre \okumak 解读, 判读; 破译
    ◇ okuyup üflemek 俗́ 念咒治病
    ◆ Okumak bilmez gözü defterdarlıkta. 大字不识, 还想当官; 癞蛤蟆想吃天鹅肉。

    Türkçe-Çince Sözlük > okumak

  • 8 okumak

    1) ЕДЖЭН; (еджэ/ йоджэ)
    2) (baştan sona okumak) кIэджыкIын/щIэджыкIын (кIеджыкIы/щIеджыкI)
    3) (okuyup bitirmek) ДЖЫН I(тхылъыр okumak); (ЕДЖЫ)

    Турецко-адыгский словарь > okumak

  • 9 okumak

    okumak <- ur>
    I vt
    1) ( kitap) lesen
    birine bir şey \okumak jdm etw vorlesen
    gazeteyi/makaleyi okurken beim Lesen der Zeitung/des Artikels
    2) ( sayacı) ablesen
    birinin gözlerinden \okumak von jds Augen ablesen
    3) ( şiir) vortragen, rezitieren
    4) ( şarkı, türkü) singen
    5) ( reg) ( çağırmak) rufen (-e zu); ( davet etmek) einladen (-e zu)
    ezan \okumak zum Gebet aufrufen
    6) ( üniversitede) studieren
    coğrafya \okumak Geographie studieren
    II vi
    1) ( üniversitede) studieren
    2) (sl) ( sövmek, küfretmek) fluchen, schimpfen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > okumak

  • 10 bildiğini okumak

    де́лать / поступа́ть по-сво́ему ( не спрашивая мнения других)

    Türkçe-rusça sözlük > bildiğini okumak

  • 11 bülbül gibi okumak

    Türkçe-rusça sözlük > bülbül gibi okumak

  • 12 canına okumak

    изничто́жить

    Türkçe-rusça sözlük > canına okumak

  • 13 ciğerini okumak

    ви́деть кого-л. наскво́зь

    Türkçe-rusça sözlük > ciğerini okumak

  • 14 çarkına okumak

    Türkçe-rusça sözlük > çarkına okumak

  • 15 gazel okumak

    а) исполня́ть газе́ли
    б) расска́зывать ба́йки

    Türkçe-rusça sözlük > gazel okumak

  • 16 hariçten okumak

    = hariçten atmak а) брать с потолка́
    б) говори́ть невпопа́д

    Türkçe-rusça sözlük > hariçten okumak

  • 17 içinden okumak

    а) чита́ть про себя́
    б) вы́ругаться про себя́

    Türkçe-rusça sözlük > içinden okumak

  • 18 içini okumak

    ви́деть кого-л. на́сквозь; чита́ть чьи-л. мы́сли

    Türkçe-rusça sözlük > içini okumak

  • 19 kalbini okumak

    знать, что у него́ внутри́

    Türkçe-rusça sözlük > kalbini okumak

  • 20 kurtmasalı okumak

    расска́зывать ска́зки; загова́ривать зу́бы

    Türkçe-rusça sözlük > kurtmasalı okumak

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.