Translation: from turkish

rüzgâr üstü

Look at other dictionaries:

  • rüzgâr üstü — is., den. Orsa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rüzgâr — is., Far. rūzgār 1) Havanın yer değiştirmesinden oluşan esinti, yel, bad 2) meteor. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17 21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti Birleşik Sözler rüzgâr altı rüzgâr çizelgesi rüzgârgülü rüzgârölçer rüzgâr üstü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üst — is. 1) Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, fevk, alt karşıtı Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor. H. E. Adıvar 2) Bir şeyin görülen yanı, yüzü Bu sefer taşın üstünden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boca — is., den., İt. poggia Geminin rüzgâr almayan yanı, rüzgâr altı, orsa veya rüzgâr üstü karşıtı Birleşik Sözler boca alabanda orsa boca Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller boca etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • orsa — is., den., İt. orza 1) Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip 2) Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü, boca veya rüzgâr altı karşıtı 3) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alt — is. 1) Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. Z. O. Saba 2) Bir nesnenin tabanı Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • siper — is., Far. siper 1) Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer 2) Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak. R. H. Karay 3) Güneş ve yağmurun …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.