Translation: from turkish

keyifli

  • 1 keyifli

    s.
    1. 舒服的, 舒适的
    2. 兴奋的, 高兴的: Onu hiçbir zaman bu kadar keyifli görmemiştim. 我从来没有见到过他有这么高兴。
    ◇ \keyifli \keyifli 舒舒服服地; 高高兴兴地: Ayı, ocağın önüne serilmiş, keyifli keyifli homurdanıyormuş. 熊卧在炉子旁边, 舒舒服服地打起了呼噜。

    Türkçe-Çince Sözlük > keyifli

  • 2 keyifli

    genussvoll
    \keyifli saatler geçirmek genussvolle Stunden verbringen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > keyifli

  • 3 keyifli

    keyifli froh, guter Stimmung (sein); angeheitert

    Türkçe-Almanca sözlük > keyifli

  • 4 keyifli

    1) весёлый, в хоро́шем расположе́нии ду́ха, в хоро́шем настрое́нии

    kaçık keyifli — в плохо́м настрое́нии

    2) подвы́пивший, навеселе́

    Büyük Türk-Rus Sözlük > keyifli

  • 5 keyifli

    1) весёлый, в хоро́шем расположе́нии ду́ха, в хоро́шем настрое́нии
    2) подвы́пивший, навеселе́

    Türkçe-rusça sözlük > keyifli

  • 6 keyifli

    adj. pleasant, delighted, in a good mood, cheerful, cheery, jolly, pleased, up, gay, blissful, bucked, cosy, elevated, jovial, merry, rejoicing
    --------
    adv. cheerfully

    Turkish-English dictionary > keyifli

  • 7 keyifli

    bikêf
    --------
    şeng

    Türk-Kürt Sözlük > keyifli

  • 8 keyifli

    κεφάτος, εύθυμος, ορεξάτος

    Türkçe-Yunanca Sözlük > keyifli

  • 9 keyifli

    باش
    بش
    بشوش
    بهج
    بهيج
    جذل
    جذلان
    زاهر
    سار
    سعيد
    طرب
    فرح
    فرحان
    مبتهج
    مبسوط
    مبهج
    متهلل
    محبور
    مرتاح
    مسرور
    مسعود
    مغبوط
    مغتبط
    منبسط
    منتش
    منشرح
    نشوان

    Türkçe-Arapça Sözlük > keyifli

  • 10 keyifli

    1. باش [باشّ]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    2. بش [بَشّ]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    3. بشوش [بشوش]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    4. بهج [بَهِج]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    5. بهيج [بَهِيج]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    6. جذل [جَذِل]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    7. جذلان [جَذْلَان]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    8. زاهر [زاهِر]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    9. سار [سارّ]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    10. سعيد [سعِيد]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    11. طرب [طَرِب]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    12. فرح [فَرِح]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    13. فرحان [فَرْحان]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    14. مبتهج [مُبْتَهِج]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    15. مبسوط [مَبْسُوط]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    16. مبهج [مُبْهِج]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    17. متهلل [مُتَهَلِّل]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    18. محبور [مَحْبُور]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    19. مرتاح [مُرْتاح]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    20. مسرور [مَسْرُور]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    21. مسعود [مَسْعُود]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    22. مغبوط [مَغْبُوط]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    23. مغتبط [مُغْتَبِط]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    24. منبسط [مُنبَسِط]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    25. منتش [مُنْتَشٍ]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    26. منشرح [مُنْشَرِح]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli
    27. نشوان [نَشْوان]
    Anlamı: keyfi yerinde, neşeli

    Türkçe-Arapça Sözlük > keyifli

  • 11 keyifli

    cheerful, in high spirits

    İngilizce Sözlük Türkçe > keyifli

  • 12 keyifli

    1. merry, in good spirits, up. 2. tipsy.

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > keyifli

Look at other dictionaries:

  • keyifli — sf. Keyfi yerinde, neşeli Sabahleyin güneşe bırakılmış kalaylı bir tas su gibi şıkır şıkır, ışık içinde keyifliyim. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Keyifli Butik Otel — (Айвалик,Турция) Категория отеля: Адрес: Kemal Pasa Mah. Camlibayir Sokak No:62, 1 …   Каталог отелей

  • homurdanmak — nsz, e 1) Öfke, kızgınlık, can sıkıntısıyla anlaşılmaz sesler çıkarmak Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Taşıt, alet vb. alışılmışın dışında bozuk ses çıkarmak Motor bir iki homurdanıp… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • neşeli — sf. 1) Sevinçli, keyifli, şen Bugün ne kadar iyi, ne kadar neşeli olduğumu görüyor musunuz? R. N. Güntekin 2) zf. Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde Onu o kadar neşeli karşıladı ki hemen keyfi yerine geldi. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çark çevirmek — aynı yol üzerinde dönerek gitmek Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Row, Row, Row Your Boat — is an English nursery rhyme, and a popular children s song/proverb, often sung as a round. It can also be an action nursery rhyme where singers sit opposite one another and row forwards and backwards with joined hands. The tune is credited to… …   Wikipedia

  • 1988–89 Mersin İdmanyurdu season — Mersin İdmanyurdu SK Mersin, Turkey MİY 1988–89 Season: Second League 1988–89 League position: Group B: 6th Turkish Cup: Did not participate Top goal scorers: President …   Wikipedia

  • ќефлија — (тур. keyifli) 1. весел, добро расположен 2. загреан со пијалак, поднапиен …   Macedonian dictionary

  • chefliu — CHEFLÍU, ÍE, cheflii, adj. Căruia îi plac chefurile; p. ext. cu chef, ameţit de băutură; vesel, bine dispus. – Din tc. keyfli (lit. keyifli). Trimis de valeriu, 13.09.2007. Sursa: DEX 98  CHEFLÍU adj., s. petrecăreţ, (înv. şi reg.) petrecător, ( …   Dicționar Român

  • cilvekâr — sf., esk., Far. cilvekār Cilveli Herkesle şakalaşıyordu; daima neşeli, keyifli, cilvekâr bir kadındı. E. E. Talu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dörtköşe — sf. Keyifli, sevinçli Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller dörtköşe olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.