Translation: from turkish to english

from english to turkish

köksüz

Look at other dictionaries:

  • köksüz — sif. Kökü, rişəsi olmayan. Köksüz ot. – Köksüz ağacı becərməkmi olar? N. N …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • köksüz — sf. 1) Kökü olmayan 2) mec. Temeli, dayanağı veya aslı olmayan Açık seçik bilgilere dayanmayan bir memleket sevgisinin ne kadar köksüz, ne kadar verimsiz olduğunu acı acı düşündüm. B. R. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acemice — zf. Toyca, beceriksizce Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • asılsız — sf. Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esassız — sf. 1) Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız Esassız bir iş. 2) Doğru olmayan, yalan Bazen bir toplum, olduğu gibi esassız, çok abartılmış, yanlış rivayetlere kapılıp gidiyordu. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köksüzlük — is., ğü Köksüz olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zevksiz — sf. 1) Beğenilmeyen, hoşa gitmeyen Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu. Y. K. Beyatlı 2) Beğenisi olmayan (kimse) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rişəsiz — sif. Köksüz …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.