Translation: from turkish

insanlar için

  • 1 çocuk düşürmek

    \çocuk düşürmek (insanlar için)
    berçûn

    Türk-Kürt Sözlük > çocuk düşürmek

  • 2 hayvan

    阿́
    is.
    1. 动物, 野兽: En zeki hayvan maymundur. 猴子是最机灵的动物。Kurbağa, insanlar için yararlı bir hayvandır. 青蛙是对人类有益的动物。
    2. 生物
    3. 牲口, 牲畜, 家畜: Sürüye kıran girdi, hayvan kalmadı. 瘟疫袭击了畜群, 牲畜荡然无存。
    4. 粗́ 畜生: Hayvan aklıma geldikçe içim daralıyor. 一想到那畜生, 我心里就不痛快。Sizi edepsiz hayvanlar sizi! 你们这些不知羞耻的畜生!
    s. 转́ 粗俗的, 粗野的, 笨拙的
    ◇ \hayvan gelip eşek gitmek 转́ 不学好, 狗改不了吃屎 \hayvan gibi 象牲口一样, 粗俗的, 粗野的, 蠢笨的

    Türkçe-Çince Sözlük > hayvan

  • 3 hazine

    [hazi:ne]
    阿́ is.
    1. 金银财宝, 珍宝, 财宝, 财富: Kütüphanelerimizdeki yazmalar birer hazinedir. 我们各图书馆珍藏的作品都是财富。Temel kazılırken bir hazine bulundu. 挖地基时发现了财宝。
    2. 宝库, 金库, 国库: bilgi \hazinesi 知识宝库 devlet \hazinesi 国库 Bahçede hazine bulduk. 我们在花园里找到了宝库。Çalışmak insanlar için tükenmez bir hazinedir. 勤奋是人的取之不尽的宝库。
    3. 仓库, 库: su \hazinesi 水库
    4. 解́ 子宫

    Türkçe-Çince Sözlük > hazine

  • 4 masraf

    阿́ is. 开支, 支出, 费用: devlet bütçesinin \masraf kısmı 政府预算的开支部分 esaslı \masraf 基本开支 istihsal \masrafları 生产费用 yol \masrafı 路费 Bu yemeğin masrafı bol tutulmuştur. 这顿饭的开销很大。Onların masrafları çoktur. 他们的花销很大。
    ◇ \masraf etmek 花, 用, 消费, 消耗 \masraf görmek 1) 负责花费 2) 管理开支 \masraf kapısı 支出项目: Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı 过节了, 又花了不少钱。-e \masraf kapısı (nı) açmak 1) 浪费钱财 2) 做需要花钱的事, 使花钱: Çocuğun bilgisayarı, aileye bir masraf kapısı daha açtı. 孩子的计算机又让家里花了一笔钱。Gerçi bir araba almışlardı ama, bu onlara yeni bir masraf kapısı açmıştı. 他们是买了一辆车, 可是这也使他们增加了新的开支。\masrafa girmek 舍得拿出钱来, 慷慨解囊: Bir adamın hiç tanımadığı insanlar için bu kadar zahmet ve masrafa girmesine bir türlü akıl erdiremiyorum. 我怎么也想不通一个人为了一个一点都不认识的人费这么大劲, 花这么多的钱。Evin boyanması için çok masrafa girdik. 为粉刷房子我们花了许多钱。-i \masrafa sokmak 花费, 开销 \masrafı çekmek 支付, 付款 \masrafı kısmak 削减开支 \masrafını çekmek 支付, 付款: Yemek paralarmızı çekti. 我们的饭钱他已经付了。\masrafını çıkarmamak 透支, 入不敷出 \masrafını temin etmek 抵补开支 -i \masraftan çıkarmak 不得不花很多钱, 使花很多钱: Bir haftalık gezi bizi bir çok masraftan çıkardı. 一周的旅行让我们花了许多钱。\masraftan çıkmak (出乎意料地)消费, 花费 \masraftan kaçmak 不愿花钱

    Türkçe-Çince Sözlük > masraf

  • 5 yararlı

    s. 有用的, 中用的; 合适的, 适宜的; 有益的, 有好处的: Süt yararlı bir besindir. 牛奶是一种有益的食品。Bu kurbağayı öldürme, insanlar için yararlı bir hayvandır. 不要打死这只青蛙, 对人类来说它是有益的动物。
    ◇ \yararlı olmak 成为有用的, 成为有益的

    Türkçe-Çince Sözlük > yararlı

  • 6 çıkış

    1) Austritt m; ( taşıtlar için) Ausfahrt f; ( insanlar için) Ausgang m
    2) schule, theat Abgang m
    3) sport ( start) Start m
    4) ( yurt dışına) Ausreise f
    5) ( yokuş) Aufstieg m
    iniş \çıkıştan çok daha zor oldu der Abstieg gestaltete sich weit schwieriger als der Aufstieg
    6) birine \çıkış vermek jdn entlassen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > çıkış

  • 7 halim

    1. أليف [أَلِيف]
    2. حمول [حَمُول]
    3. رفيع [رَفِيع]
    4. رقيق [رَقِيق]
    5. مؤانس [مُؤَانِس]
    6. مؤنس [مُؤْنِس]

    Türkçe-Arapça Sözlük > halim

  • 8 hakkı için

    ра́ди кого-чего; во и́мя кого-чего

    namusum hakkı için — кляну́сь че́стью

    Türkçe-rusça sözlük > hakkı için

  • 9 hatırı için

    а) из уваже́ния к кому-чему
    б) из-за кого, ра́ди кого

    hatırınız için — ра́ди вас

    Türkçe-rusça sözlük > hatırı için

  • 10 için

    для
    * * *
    1) для, ра́ди, из-за

    sizin için bir kitap getirdim — я принёс для вас кни́гу

    para için — ра́ди / из-за де́нег

    2) для, на

    bu şapka sizin için büyük — э́та шля́па на вас велика́

    3) на

    kitabı bir hafta için aldı — он взял кни́гу на одну́ неде́лю

    4) по (в сочет. с мест. указывает на субъект, воспринимающий, осознающий что-л.)

    benim için çok enteresan bir şeydi — по мне, по моему́ мне́нию э́то была́ о́чень интере́сная вещь

    5) за

    bu eşyalar için kaç lira ödediniz? — ско́лько лир вы отда́ли за э́ти ве́щи?

    6) о, про

    sizin için bir şey demedi — про вас он ничего́ не сказа́л

    7) (с формой -mak, -ması) что́бы; для того́, что́бы; ра́ди то́го, что́бы; с тем, что́бы
    8) (с формой -dığı / -acağı) так как; потому́ что; ввиду́ того́ что
    9) (в сочет. с именами образует клятвенное заверение, клятву)

    çocukların başı için — кляну́сь детьми́

    namusum hakkı için — кляну́сь че́стью

    Türkçe-rusça sözlük > için

  • 11 için için

    про себя́, тайко́м, скры́тно, незаме́тно, ти́хо

    için için gülmek / gülümsemek — посме́иваться; смея́ться в душе́

    için için kızmak — серди́ться в душе́

    için için yanmak — а) ти́хо-ти́хо горе́ть - об огне́; б) вта́йне страда́ть

    Türkçe-rusça sözlük > için için

  • 12 çimlerin üzerinden aşırmak için vuruş

    çimlerin üzerinden aşırmak için vuruş (golf)
    n. putt

    Turkish-English dictionary > çimlerin üzerinden aşırmak için vuruş

  • 13 icin

    [T icin, Az ücün, from ic]: because

    A Concise Gagauz Dictionary with etymologies and Turkish, Azerbaijani and Turkmen cognates > icin

  • 14 için

    için1
    1. postp für (A); zu (D); wegen (G); um (G) … willen; über (A), betreffend (A)
    2. konj weil, da; um … zu; dafür, dass …; Beschwörungen bei (D), zu (D);
    Beispiele annem için für meine Mutter;
    benim için für mich; meinetwegen; meines Erachtens;
    barışçı maksatlar için zu friedlichen Zwecken;
    bunun için deswegen; dafür; infolgedessen;
    bir kaç saat için auf einige Stunden (a für …);
    kara gözler için um der schwarzen Augen willen;
    kim(in) için für wen?;
    pratik için der praktischen Arbeit wegen, der Praxis wegen;
    şaka için zum Scherz, aus Spaß
    3. konj -mek için: yaşamak için yemeli man muss essen, um zu leben
    4. -me+Possessiv için: çabuk gitmesi için arabayı verdim ich gab ihm den Wagen, damit er schnell hinkommt
    5. -diği için: ona yardım ettiği için weil ( oder dafür, dass) ich ihr ihm/ihr geholfen habe;
    Allah (oder namusum) hakkı için! bei Gott! ( oder meiner Ehre!)
    için2 tief (innerlich);
    için için (leise) vor sich hin, innerlich; unbemerkt;
    için için yanmak schwelen, vor sich hin brennen; fig betrübt sein, ohne es zu zeigen

    Türkçe-Almanca sözlük > için

  • 15 kopya\ için\ olan

    (ударение: kópya için olan) копирова́льный

    Türkçe-rusça sözlük > kopya\ için\ olan

  • 16 için

    e.
    1. 为了, 为: Başarı kazanmak için çalışıyor. 他为了取得成功而努力工作。Sizin icin bir kitap getirdim. 我给你带来了一本书。Onun için hayatımı tehlikeye koydum. 我为了他而置生死于不顾。
    2. 由于, 因为: Bayram olduğu için işe gitmedi. 过节了, 他没去上班。O an kendi da bir Çinli olduğu için derin bir iftihar duydu. 当时, 他为自己也是一个中国人而深感自豪。
    3. 对, 对于: Bu şapka senin icin büyük. 这帽子你戴着大。65 yaş ve yukarısı her 1000 erkek için, 1285 kadın mevcuttur. 在65岁及65岁以上的人群中男女比例为1000人比1285人。
    4. 以…为代价, 以…做交换: Bu eşyalar için kaç lira ödedininz? 您买这些东西花了多少钱?
    5. 以某人的观点, 在某人看来: Benim için enteresan bir insandır o. 我觉得他这个人挺有趣。
    6. 关于, 就: biri \için iyi söylemek 称赞某人, 说某人的好话 Atatürk için dâhi diyorlar. 人们称阿塔图尔克为天才。
    7. 表示时间段: Kitabı bir hafta için aldım. 这本书我借阅一个星期。Traktörünü iki gün için iare etti. 他把他的拖拉机借出去两天。
    8. 去, 赴: Biletin Shanghai için. 你这张票是去上海的。
    9. 以某人的名义: Allah için siz söyleyin, ne olmuş? 看在真主的份上, 你说吧, 出了什么事?Benim için mektup var mı? 有我的信吗?Hepimiz için konuştu. 他代表我们发了言。

    Türkçe-Çince Sözlük > için

  • 17 için için

    zf. 暗自, 偷偷地; 悄悄地, 不被察觉地: \için için çektiği bir özlem 默默的思念 Delikanlı, o kızı için için sevmekteymiş meğer. 原来那个小伙子在暗恋那个女孩。Dev dışarıya bakarken yüreği için için eridi. 巨人看到外边这种情景, 心也慢慢地软了下来。
    ◇ \için için ağlamak 暗自哭泣 \için için gül (ümse) mek 暗笑, 偷乐, 窃笑 \için için yanmak 1) 不知不觉地燃烧 2) 转́ 暗自惆怅

    Türkçe-Çince Sözlük > için için

  • 18 bunun için

    1) dafür, dazu
    \bunun için bana fazla hesap çıkardınız Sie haben mir das zu teuer berechnet
    \bunun için bir çekice ihtiyacım var ich brauche dazu einen Hammer
    2) hierfür, hierzu
    \bunun için bir çekice, onun için de bir penseye ihtiyacım var hierzu [o hierfür] brauche ich einen Hammer und dazu [o dafür] eine Zange
    3) deswegen
    \bunun için saç sakal ağartmam ( fam) deswegen lasse ich mir keine grauen Haare wachsen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > bunun için

  • 19 için

    1) um
    vakit kazanmak \için um Zeit zu gewinnen
    niçin? — \için için! warum? — darum!
    2) (- den dolayı) weil
    hasta olduğu \için işe gitmedi weil er krank war, ging er nicht zur Arbeit
    onun \için ( bundan dolayı) deshalb, deswegen
    3) für
    benim/senin \için für mich/dich, meinetwegen/deinetwegen
    4) ( oranla)
    bu şapka senin \için büyük dieser Hut ist dir groß
    5) ( karşılık olarak) für
    bir şişe bira \için für eine Flasche Bier
    6) ( süre) für
    birkaç gün \için geldim ich bin für einige Tage gekommen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > için

  • 20 için için

    vor sich hin, in sich hinein
    \için için gülmek [o gülümsemek] schmunzeln

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > için için

Look at other dictionaries:

  • masrafa girmek — bir iş veya yapım için çok para harcamak Bir adamın hiç tanımadığı insanlar için bu kadar zahmet ve masrafa girmesine bir türlü akıl erdiremiyorum. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Kelimeler Yetse — Infobox Album | Name = Kelimeler Yetse Type = Album Artist = Şebnem Ferah Released = 2003 Genre = Hard rock Last album = Perdeler (2001) This album = Kelimeler Yetse (2003) Next album = Can Kırıkları (2005) Kelimeler Yetse is the 2003 album of… …   Wikipedia

  • Дискография Шебнем Ферах — Дискография турецкой рок певицы Шебнем Ферах. Начиная с 1996 года, к 2009 году она успела выпустить шесть студийных альбомов и один концертный. Содержание 1 Альбомы 1.1 Студийные 1.2 Концертные …   Википедия

  • ayı — is., hay. b. 1) Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan (Ursus arctos) 2) ünl. Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü Birleşik Sözler ayıbacağı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ileride — zf. 1) Gelecekte, gelecek zamanda Beni ileride okuyacak insanlar için yazdığıma inanmışımdır. S. Birsel 2) Ötede En ileride, denize nazır olduğuna hükmettiği bir adanın önünde durdular. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ucundan tutmak — 1) (bir işin veya bir şeyin) bir şeyle meşgul olmak, katkı sağlamak, yardımcı olmak Ömür boyu hiçbir işin ucundan tutmamış insanlar için bile bir yaşlılık fonu düzenlenmiş. H. Taner 2) mec. (bir işin veya bir şeyin) bir işi yeterince ilgilenmeden …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kertük — kertilmek kenilmek; (insanlar için) horlanmak I, 160; II, 236 ağaçta açılan kertik I, 478bkz: kertik …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • keyik — geyik, yaban hayvan I, aslında yabanî olan her şey, eti yenen hayvanlardan ceylân, s ıgın, dağ keçisi gibi hayvanlar, yabanî (vah şî) evcil (ehlî) karşıtı , av hayvanı ve av, I, 26,155,157, 171, 206, 224, 228, 263, 295, 306, 311, 421; 11, 8, 10,… …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • el el ile, değirmen yel ile — insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aç tavuk kendini arpa ambarında sanır — insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Cüneyt Arkın — Born Fahrettin Cüretlibatur September 7, 1937 (1937 09 07) (age 74) Gökçeoğlu village, Alpu, Eskişehir Province, Turkey Nationality Turkish Education Medicine …   Wikipedia

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.