Translation: from turkish

ibadet etmek

Look at other dictionaries:

  • ibadet etmek — Tanrı buyruklarını yerine getirmek, Tanrı ya yönelen saygı davranışlarında bulunmak, tapınmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ibadet — is., din b., Ar. ˁibādet Tanrı buyruklarını yerine getirme, Tanrı ya yönelen saygı davranışı, tapınma Babamla gittiğim bayram namazlarından başka ibadet bilmezdim. Y. K. Beyatlı Birleşik Sözler ibadethane Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ibadet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ibâdet — (A.) [ تدﺎﺒﻋ ] klluk, tapınma. ♦ ibâdet etmek kulluk etmek, tapınmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • İBADET — Allah ın (C.C.) emirlerini yerine getirmek ve nehiylerinden kaçmak. Yapılmasında sevab olup, ihlâsla yapılan herhangi bir amel. Şeriatta bildirildiği gibi Allah a kulluk etmek. Kâinatın ve dolayısıyla insanların hilkatindeki hikmet ve gaye. (Bak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TENESSÜK — İbadet etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAABBÜD — İbadet etmek. Kulluk etmek.(Ey insan! Kur ânın desâtirindendir ki, Cenab ı Hakk ın mâsivâsından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. Hem sen kendini hiç bir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. Çünkü… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TAAT — İbadet etmek. Allah ın (C.C.) emirlerini yerine getirmek. İtaat etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHLAS — (Hulus. dan) Kalbini safi etmek. İçten, samimi, riyasız sevgi. İçten gelen sevgi ile doğruluk ve bağlılık. * Sırf Allah emretmiş olduğu için ibadet etmek. Yapılan ibadet ve işlerde hiçbir karşılık ve menfaati, hakiki ve esas gaye etmeyerek yalnız …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • tâat — (A.) [ ﺖﻋﺎﻃ ] 1. ibadet. 2. itaat. ♦ tâat kılmak ibadet etmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • MİHAİL — Resul i Ekremin (A.S.M.) geleceğini haber veren ve bir ismi de Mişâil olan eski zaman Peygamberlerinden bir Zâttır. Kitabının 4. bab ında: Ahir zamanda bir ümmet i merhume kaim olup, orda hakka ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • tespih çekmek — 1) tespihin tanelerini birer birer iki parmak arasından geçirmek Kimisi bağdaş kurmuş, tespih çekiyor, kimisi diz çökmüş Kur an okuyor. R. H. Karay 2) Allah ın adını zikrederek ibadet etmek 3) tespih tanelerini çeşitli maddelerden imal etmek veya …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.