Translation: from turkish

işe yaramaz

Look at other dictionaries:

  • yaramaz — sf. 1) Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan 2) Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu. R. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ısgarta — işe yaramaz …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • zabil — işe yaramaz …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • bitli (veya kurtlu) baklanın da kör alıcısı olur — işe yaramaz da olsa her şeyin isteklisi bulunduğunu anlatan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • satılık ziftin olsun, Selanikten kel gelir — işe yaramaz sandığın bir malı satılığa çıkarırsan akla gelmeyen yerlerden onu arayanlar gelir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hurdaya çevirmek — işe yaramaz duruma getirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keli körü toplamak — işe yaramaz kimseleri toplamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TARİH — İşe yaramaz diye bir kenara atılmış nesne …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çaput çapıt — işe yaramaz bez parçası …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • gıytırık — işe yaramaz, sözünde durmaz, döne, kaypak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • zöldür — işe yaramaz, bom boş durur …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.