Translation: from turkish

engebe

Look at other dictionaries:

  • engebe — is., coğ. Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşan, yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • engebe — engel, mani, küçük tepe veya tümsek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • arıza — is., Ar. ˁāriża 1) Aksama, aksaklık, bozulma 2) coğ. Engebe 3) müz. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekâr işaretlerinin ortak adı Atasözü, Deyim ve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • avarız — is., ç., esk., Ar. ˁavāriż 1) Kazalar, belalar 2) coğ. Engebe 3) tar. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • engebelik — is., ği, coğ. 1) Engebeli olma durumu 2) Engebe Anadolu nun engebeliğini gösteren bir harita …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • topoğrafya — is., coğ., Yun. Bir kara parçasının doğal engebe ve özelliklerini kâğıt üzerinde çizgilerle gösterme işi Birleşik Sözler topoğrafya haritası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yer biçimleri — is., ç., coğ. Engebe …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüzey şekilleri — is., ç., coğ. Engebe …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.