Translation: from turkish

ecel

Look at other dictionaries:

  • ecel — is., Ar. ecel Hayatın sonu, ölüm zamanı Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün. Yunus Emre Birleşik Sözler ecel beşiği ecel şerbeti ecel teri Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ecel aman verirse ecel geldi ciha …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ECEL — Epithermal Critical Experiments Laboratory Contributor: CASI …   NASA Acronyms

  • ecel — (A.) [ ﻞﺝا ] hayatın sonu …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ECEL — Her mahlukun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti. Âhirete göç etmek. * İleride olacağı şüphesiz olan. * Allah ın takdir ettiği ömür …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ecel teri — is. Çok korkmak, çok sıkılmak, bunalım geçirmek, ölüm duygusuna kapılmak anlamlarındaki ecel teri (veya terleri) dökmek (veya akmak) deyiminde geçen bir söz Tek kollu korsan, şimdi benim karşımda titriyor, ecel terleri döküyordu. F. F. Tülbentçi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ECEL-İ MUALLAK — Levh i Mahv İsbat ta mukadder olarak yazılı, bâzı şartlarla mukayyed olan ecel. Ecel i müsemma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ecel şerbeti — is. Ölmek anlamındaki ecel şerbeti içmek deyiminde geçen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ECEL-İ KAZÂ — (Bak: Ecel i mübrem …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ECEL-İ MÜBREM — Elinden kurtulunması mümkün olmayan, kaçınılmaz olan ecel …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ECEL-İ NÂ-GEHAN — Ansızın gelen ecel. Birdenbire âni ölüm, vefat …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ecel beşiği — is. Çok tehlikeli taşıt veya geçit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.