Translation: from turkish

dikilmek

Look at other dictionaries:

  • dikilmek — 1. nsz 1) Dikme (I) işi yapılmak Buraya anıt dikilecek. Bahçeye ağaçlar dikildi. 2) Dik duruma gelmek 3) Ayakta durmak Hissem neyse ben de isterim diye karşıma dikilmez mi? H. Taner 4) Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak Gözlerime dikilen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dikilmek — ayağa kalkmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • lök gibi dikilmek — bir yere bütün heybetiyle, ağırlığıyla dikilmek Cabi Efendi, lök gibi karşılarına dikilmişti. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tepesine dikilmek — (birinin) başına dikilmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • önüne dikilmek — 1) gelip karşısında durmak, karşısına dikilmek 2) karşısındakine engel olmak istediğini söz veya davranışıyla göstermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağı dikilmek — konuşulanları dinlemek için dikkat kesilmek Şimdi kulakları, seslerimize dikilmiş bir köpek gibi yatıyordu. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başına dikilmek — 1) (birinin) birinin yanından uzaklaşmamak, onu denetim altında bulundurmak 2) (birinin) bir işi yaptırmak için yanında ayakta durmak 3) (birinin) bir şeyin yanında ve ayakta beklemek Gidip iskelenin başına dikiliyor gelen yolcuyu buyur etmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • VEKB — Dikilmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • dinelmek — dikilmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • zırancımak — dikilmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • tikilmek — dikilmek, (ağaç) dikilmek, bir şeyi dikine koymak, I I, 130 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.