Translation: from turkish

cebir

  • 1 cebir

    I (-bri)
    а
    1) принужде́ние, наси́лие

    cebir ile — си́лой, наси́льно, принуди́тельно, по принужде́нию

    cebir kullanmak — применя́ть си́лу

    cebir siyaseti — поли́тика наси́лия; поли́тика си́лы

    2) вправле́ние (вывиха)
    3) возмеще́ние, компенса́ция

    cebiri mafat etmek — возмеща́ть свои́ убы́тки

    II (-bri)
    а а́лгебра

    cebiri adi, adi cebir — элемента́рная а́лгебра

    cebiri âlâ, âli cebir — вы́сшая а́лгебра

    cebir ifadesi — алгебраи́ческое выраже́ние

    cebir kitabı — уче́бник по а́лгебре

    cebir muadelesi — алгебраи́ческое уравне́ние

    Büyük Türk-Rus Sözlük > cebir

  • 2 cebir

    - bri 阿́ is. 旧́ 强制; 暴力, 武力
    ◇ \cebir etmek 强迫, 强制 \cebir kullanmak 强制, 动用武力: Suçlu polise karşı geldiğinden cebir kullanıldı. 由于罪犯拒捕因而对其采取了强制手段。
    II
    - bri is. 数́ 代数: \cebir sayısı 代数数 Cebirde bilinmeyenler şu harflerle gösterilirler: x, y, z. 在代数中, 未知数用字母X, Y, Z表示。

    Türkçe-Çince Sözlük > cebir

  • 3 cebir

    cebir <- bri> s <- bri> s
    1. ohne pl ( zor) Zwang m, Gewalt f
    \cebir kullanmak Zwang ausüben, Gewalt anwenden
    2. ohne pl math, Algebra f

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > cebir

  • 4 cebir

    а́лгебра (ж)
    * * *
    выпад. -bri
    а́лгебра

    Türkçe-rusça sözlük > cebir

  • 5 cebir

    adj. algebraic, algebraical, involving or according to the laws of algebra
    --------
    n. algebra, mathematical system that uses equations containing letters and numbers
    * * *
    1. algebra 2. coaction 3. duress

    Turkish-English dictionary > cebir

  • 6 cebir

    cebir1 <- bri> Gewalt f; MED Einrenkung f; Kompensation f
    cebir2 <- bri> Algebra f

    Türkçe-Almanca sözlük > cebir

  • 7 cebir

    zor

    Türk-Kürt Sözlük > cebir

  • 8 cebir

    przymus

    Türkçe-Lehçe Sözlük > cebir

  • 9 cebir


    1. алгебра
    2. (zorlama) егъэзхыныгъэ

    Малый турецко-адыгский словарь > cebir

  • 10 cebir

    άλγεβρα, (siddet) βία, βιαιότητα, Καταναγκασμός

    Türkçe-Yunanca Sözlük > cebir

  • 11 çebir

    Holzstück, von Schilfrohr und Stränchern umgebener Hof, Hecke

    Türk-Alman Mini Sözlük > çebir

  • 12 cebir

    إجبار
    إرغام
    إكراه
    إلزام
    اضطرار
    جبر
    دفع
    عنت
    عنوة
    غصب
    قسر
    قهر

    Türkçe-Arapça Sözlük > cebir

  • 13 cebir

    1. إجبار [إِجْبار]
    Anlamı: zor, zorlayış
    2. إرغام [إرْغام]
    Anlamı: zor, zorlayış
    3. إكراه [إِكْراه]
    Anlamı: zor, zorlayış
    4. إلزام [إِلْزام]
    Anlamı: zor, zorlayış
    5. اضطرار [اِضْطِرار]
    Anlamı: zor, zorlayış
    6. جبر [جَبْر]
    Anlamı: zor, zorlayış
    7. دفع [دَفْع]
    Anlamı: zor, zorlayış
    8. غصب [غَصْب]
    Anlamı: zor, zorlayış
    9. قسر [قَسْر]
    Anlamı: zor, zorlayış
    10. قهر [قَهْر]
    Anlamı: zor, zorlayış
    11. عنت [عَنَت]
    Anlamı: zor, zorlayış
    12. عنوة [عَنْوَة]
    Anlamı: zor, zorlayış

    Türkçe-Arapça Sözlük > cebir

  • 14 cebir

    "algebra; compulsion, force, constraint"

    İngilizce Sözlük Türkçe > cebir

  • 15 cebir

    ,-bri 1. algebra. 2. compulsion, constraint, force. - kullanmak to use force.

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > cebir

  • 16 cebir

    cəbr

    Türkçe-Azerice Sözlük > cebir

  • 17 cebir

    donucení

    Türkçe-Çekçe Sözlük > cebir

Look at other dictionaries:

  • cebir — 1. is., bri, esk., Ar. cebr Zor, zorlayış Birleşik Sözler cebretmek cebrinefis Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller cebir kullanmak 2. is., bri, mat., esk., Ar. cebr Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çebir — çöp, saz ve çalıdan urulmuş havlu, çit, kenar, havale …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CEBİR — Zabtetmek. Zor. Kuvvet. * Bir şeyi ıslah ve tamir etmek, düzeltmek. * Bâtıl bir fırka. * Mat: Harflerle yapılan hesab. * Tıb: Fevkalâde ameliyat, kırık kemiği sarıp bütünlemek. Kırık veya çıkık uzva sarılan tahtalar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • cebir kullanmak — bir işi yaptırmak için zora başvurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mali cebir — is., ekon. Paraya ilişkin konuları esas alan bilim dalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayaklanma — is. 1) Ayaklanmak işi 2) Birçok kimsenin cebir ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmesi, başkaldırma, isyan, kıyam …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çok terimli — is., mat. Aralarında artı (+) veya eksi ( ) işareti bulunan birçok terimden oluşan cebir ile ilgili anlatım …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihtilal — is., li, Ar. iḫtilāl 1) Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim Fransız ihtilali. 2) Kargaşalık, düzensizlik,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuvvet — is., Ar. ḳuvvet 1) Fiziksel güç, takat Bu kadar cesur bir hamleye yetecek kuvvetim yok. Y. Z. Ortaç 2) Şiddet, zor, cebir Kuvvet kullanmak. 3) Yetke, erk, nüfuz 4) Dayanıklı olma durumu 5) mec. Güç Hâlbuki devlet kuvvetlerinin yerini hangi şahsi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mali — sf., Ar. mālī 1) Mal ile ilgili Mali durumu zaten kötü. H. Taner 2) Parasal 3) Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili Mali önlemler. Birleşik Sözler mali analist mali belge mali cebir mali senet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • matematik — is., ği, Fr. mathématique 1) Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye 2) sf. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı Eski yorumcular daha ileri gitmiş,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.