Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

boğulmak

  • 1 boğulmak

    1. boğmak 的被动态
    2. 窒息, 憋死, 淹死: suda \boğulmak 淹亡 havasızlıktan \boğulmak 窒息 Akıntıya kapılmış, az kalsın boğuluyormuş. 他被卷入激流, 眼看就要被淹死了。Devrenin bu cevresinde boğuldu. 他就是在河里这个旋涡处淹死的。Denizde yüzerken bacağıma kramp girince az kalsın boğulacaktım. 我在海里游泳时腿部抽筋, 差点儿没把我淹死。
    3. 俚́ 上当受骗
    4. - den 转́ 感到沉闷, 感到厌烦: gürültüden \boğulmak 被吵得心烦意乱
    5. 转́ (声音)逐渐消失

    Türkçe-Çince Sözlük > boğulmak

Look at other dictionaries:

  • bogulmak — boğulmak, I I, 131 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • boğulmak — nsz 1) Boğma işine konu olmak 2) Havasızlıktan ölmek Denize düşmeden boğulacağız diye haykırıyordu. Halikarnas Balıkçısı 3) mec. Bunalmak Bu misalleri görüp de Boğaziçi tepelerinin apartman yığınları ile boğulduklarına yanmaz mısınız? F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çaydan geçip derede boğulmak — büyük güçlükleri yenmişken önemsiz bir sebepten başarısızlığa uğramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaşlara boğulmak — çok ağlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denizden (veya denizi) geçip çayda boğulmak — bir işte büyük güçlükleri yendikten sonra önemsiz bir sebeple başarısızlığa uğramak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boglunmak — boğulmak, I I, 239 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • boğulma — is. Boğulmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğuluvermek — nsz Çabucak veya ansızın boğulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çay — 1. is., bit. b. 1) Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis) 2) bit. b. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı 3) Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek O esnada… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deniz — is. 1) Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi 2) Bu su kütlesinin belirli bir parçası Marmara Denizi. Karadeniz. 3) Aydaki düzlükler 4) mec. Geniş alan 5) mec. Çokluk, yoğunluk Birleşik Sözler deniz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaş — 1. sf. 1) Nemli, ıslak, kuru karşıtı 2) Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze 3) is. Gözyaşı 4) argo Kötü Bugün işler yaş. 5) argo Zor Birleşik Sözler yaş çayır yaş kesim yaş pasta yaş sebze …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.