Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

birleşen

Look at other dictionaries:

  • birleşen — sf., mat. Birbirini kesen, bir noktada kesişen (doğru, yay) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Türkan Şoray — (born 28 June 1945, Istanbul) is a Turkish film actress. Biography Türkan Şoray was born to a government official father, Halit Şoray and her mother, Meliha Şoray who was a housewife. She also has one younger sibling, a sister called Nazan, who… …   Wikipedia

  • Salih Güney — (born January 1, 1945) is a Turkish film actor.BiographySalih Güney was born in Adana in 1945. He graduated in theatre from the republican conservatory of Ankara. He made his film debut in Haldun Dormen s Bozuk Düzen . He has gone on to act in… …   Wikipedia

  • Туркан Шорай — Связать? Туркан Шорай Türkan Şoray Дат …   Википедия

  • Шорай, Тюркан — Тюркан Шорай Türkân Şoray …   Википедия

  • kamp — is., Fr. camp 1) Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri Beni öyle bir dinlenme kampına alsınlar ki kapıdan girerken kimlik kartımla birlikte kişiliğimi de kapıda bırakayım. H. Taner 2) Bu yerde konaklama Kamp hayatı. 3) Kurum… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • köşebent — is., di, Far. gūşe + bend 1) Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt 2) Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • piramit — is., di, mat., Fr. pyramide 1) Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim, ehram 2) sp. Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı veya araçsız olarak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taşımak — i 1) Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı. S. F. Abasıyanık 2) Üstünde bulundurmak Boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı. Y. K. Beyatlı 3) Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • varyant — is., Fr. variante 1) Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol 2) ed. Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KOALİSYON — ing. Bir maksad için birleşen kuvvetler yahut partiler topluluğu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.