Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

birey

  • 1 birey

    is. 个人; 个体: Belli bir toplumun bireyi olan insan, yaşamını sürdürebilmek, gereksinimi karşılayabilmek için çevresiyle ilişki kurmak zorundadır. 人, 作为一个特定社会的一分子, 必须同周围的环境建立关系, 才能维持自己的生存, 满足自己的需要。

    Türkçe-Çince Sözlük > birey

Look at other dictionaries:

  • birey — is. 1) Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert 2) Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri 3) man. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık 4) ruh b. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birey oluş — is., biy. Yumurtanın döllenmesinden bireyin yetkin duruma gelmesine kadar geçirdiği gelişim evrelerinin bütünü, ontogenez, soy oluş karşıtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Kemal Bilbaşar — (* 1910 in Çanakkale; † 21. Januar 1983 in Istanbul) war ein türkischer Lehrer und Schriftsteller, der zu den Vertretern der türkischen „Dorfliteratur“ zählt.[1] In Erzählungen und Romanen stellte er vorwiegend die täglichen Sorgen, Überzeugungen …   Deutsch Wikipedia

  • alan savunması — is. Takım sporlarında rakip takıma kendi yarı alanını kontrol edip birey veya takım olarak hareket alanı bırakmamak işi veya durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşkıncılık — is., ğı, fel. Birey ve evrenseli birleştirmeye çalışan ahlaki nitelikli Amerikan felsefesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bireysellik — is., ği, fel. 1) Birey olma olgusu 2) Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • can — is., Far. cān 1) İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık 2) Yaşama, hayat Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. R. N. Güntekin 3) Güç, dirilik Her şeyde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dişi — sf., anat. 1) Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey) 2) Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki) Dişi kedi. 3) is. Kadın 4) Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan Dişi klişe. Dişi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • döl — is. 1) Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil Macarların çoğunun bize benzeyişinin bir nedeni de bu döl karışmasıdır. H. Taner 2) Yavru, çocuk Yarenlik mi ediyordun, Kara Osman ın dölüyle? T.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • duyumsal — sf., biy. 1) Duyu organları ile ilgili Duyumsal sinirler. İşitme, duyumsal bir görevdir. 2) Duyuma ait, duyumla ilgili Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir. S. İleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • er dişi — sf., biy. 1) Hem erkek hem dişi gametleri bulunan (birey), erselik, hünsa 2) bit. b. Çiçekliğinde hem erkek hem dişi çiçeği bulunan (bitki) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.