Translation: from turkish to chinese

benlik

  • 1 benlik

    - ği is.
    1. 个性, 人格, 灵魂; 本质, 实质; 性格, 品格: Küçük veya büyük çapta, ama mutlaka dürüst, namuslu bi iş adamı olmak hırsı bütün benliğini sardı. 他一心想当一位实业家, 但无论做大实业家, 还是小实业家, 都绝对要做一个正直、善良的实业家。
    2. 自负, 高傲, 傲慢; 自私自利
    3. 自尊
    ◇ \benlik davası 自作主张, 一意孤行 \benlik ikileşmesi 医́ 人格分裂 \benlik yitimi 医́ 人格解体 \benlike düşmek 过于自信 \benlikinden çıkmak 改变性格, 性情大变 \benlikünü yitirmek 失去人格; 变得没有个性

    Türkçe-Çince Sözlük > benlik

Look at other dictionaries:

  • benlik — is., ği 1) Bir kimsenin öz varlığı, kişiliği, onu kendisi yapan şey, kendilik, şahsiyet Küçük veya büyük çapta ama mutlaka dürüst, namuslu bir iş adamı olmak hırsı bütün benliğini sardı. T. Buğra 2) Kendi kişiliğine önem verme, kişiliğini üstün… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benlik yitimi — is., tıp Kişilik duygusunun ve benlik bilincinin yitirilmesi ile beliren ruh hastalığı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benlik çatışması — is., ruh b. Benliğin ön plana çıkması ile baş gösteren çatışma …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benlik davası — is. Her şeyi kendi düşüncesine uydurmak ve her şeyde söz sahibi olmak çabası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benlik ikileşmesi — is., tıp Öznenin kişiliğini iki veya daha çok bilinç merkezine bölen ve tek kişide çeşitli kişilikler durumunda beliren bir ruh hastalığı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MENÎ — f. Benlik. Benlik iddiası. Hodbinlik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çatışma — is. 1) Çatışmak işi Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı. H. E. Adıvar 2) Silahlı büyük kavga, arbede On beş dakika süren bir çatışma olmuştur. 3) ask. Savaş maksadıyla düşmana… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dava — is., huk., Ar. daˁvā 1) Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma 2) Sav Erkekler davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir. H. C. Yalçın 3) mec. Sorun O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gurur — is., Ar. ġurūr 1) Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir Aynı gururu, aynı gülünç itimadı aşkta da gösterirler. H. C. Yalçın 2) Övünme 3) Kurum, çalım Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gurur duymak gurur gelmek gururuna dokunmak gururuna… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ikileşme — is. İkileşmek işi Birleşik Sözler benlik ikileşmesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kibir — is., bri, Ar. kibr 1) Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik Kibirden vazgeçersek sevimli oluruz. C. Meriç 2) Gurur Süheyl o gün orada, saçma kibrine kapılmayıp tek bir kelime, Serap ın beklediği iki heceli tek bir kelime… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.