Translation: from english to turkish

from turkish to english

belsoğukluğu

Look at other dictionaries:

  • belsoğukluğu — is., tıp Üreme organlarının akıntılı ve bulaşıcı bir hastalığı Ta eskiden, yirmi sene evvel bir belsoğukluğu geçirdimdi. S. F. Abasıyanık Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller belsoğukluğuna uğratmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bel — 1. is., Far. bel Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı Birleşik Sözler çatal bel Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller bel bellemek 2. is., anat. 1)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gonokok — is., tıp, Fr. gonocoque Belsoğukluğu mikrobu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • soğukluk — is., ğu 1) Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet Yatağımın içinde bu takır takır tahtaların soğukluğunu, sertliğini duyar gibi olurdum. A. Ş. Hisar 2) Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler 3) Hamamlarda …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zührevi — sf., Ar. zuhrevī Frengi, belsoğukluğu vb. cinsel ilişkilerle bulaşan, zührevi hastalık Birleşik Sözler zührevi hastalık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bensaukluk — bensaùkluk m <N mn uci> DEFINICIJA pat. reg. venerična bolest; kapavac, triper (Urethritis gonorrhoica) ETIMOLOGIJA tur. belsoǧukluǧu …   Hrvatski jezični portal

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.