Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

beklemek

  • 1 beklemek

    1. 等, 等候, 等待: İki saattir bekliyor, hâlâ kimse gelmedi. 他等了两个小时, 仍没见有人来。Siz burada bekleyin, ben eve uğrayayım. 请您在这儿稍等一下, 我顺便回趟家。Zaman geçiyor. Yıllar seni beklemez. 日月如梭, 岁月不等人。
    2. -i 看守, 看管, 看护: çayır \beklemek 看守牧场 eşyayı \beklemek 看管东西 orman \beklemek 看林子 tutukları \beklemek 看守犯人
    3. (-i, - den) 希望, 期望, 指望, 盼望: yolunu \beklemek 望眼欲穿 Düşünün taşının, yarın, öbür gün cevap ve imza bekliyoruz. 你认真考虑一下, 我们希望你明后天答复并签字。Ondan kötülük bekler misiniz? 你希望他坏吗?Tam beklediğim gibi biridir. 他正是我要找的那个人。
    4. (-i, - den) 预料, 估计: Hayret! Böyle bir davranışı hiç beklemezdim. 真叫人吃惊!我压根就没料到他会这么干!Sizden böyle bir davranış beklemedik. 我们没有料到你们会这么干。
    5. 忍耐; 不着急: Biraz bekle, işin sonu iyi olacak. 别着急, 一切都会好的。Biraz daha bekle, nasılsa iyileşecektir. 再等等, 他肯定会好的!
    ◆ Bekle yârın köşesini! 等到猴年马月; 等着公鸡下蛋吧!

    Türkçe-Çince Sözlük > beklemek

Look at other dictionaries:

  • beklemek — beklemek, gözetmek; saklamak, hapsetmek; pekitmek; kapatmak I, 504; III, 292, 445bkz: berklemek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • beklemek — nsz 1) Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak Arkadaki tramvaylar dizi olmuş, bekliyorlardı. H. Taner 2) i Süre tanımak, acele etmemek Demin orada oturdum, senin uyanma saatini bekledim. R. H. Karay 3) i Bir şeyi, bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alesta beklemek — hazır durumda beklemek Artık koridorda ufak bir gürültü olsa Leman Hoca nın ikazı ile evvelden işaretlediğimiz La pipe Turque sayfasını açıp alesta bekliyorduk. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hacı bekler gibi beklemek — (birini) büyük bir sabırsızlıkla beklemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kısmet beklemek — evlenmeyi, evleneceği kimseyi beklemek Şimdi genç değil, şöyle kırkını, kırk beşini aşmış, efendiden, ağırbaşlı bir kısmet bekliyor. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dört gözle beklemek (veya bakmak) — çok isteyerek veya özleyerek beklemek Terekesini paylaşmak için dört gözle ölümünü beklemekteydiler. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • medet ummak (veya beklemek) — yardım beklemek Emin ol ki dağınık ve kasvetli bir cemiyet içinde aşktan bile medet ummayız. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yolunu beklemek (veya gözlemek) — gelmesini beklemek Ben merak ederdim, gece yarılarına kadar yolunu beklerdim. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağzına verilmesini beklemek (veya istemek) — çalışmayıp işlerinin başkaları tarafından yapılmasını beklemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bebek beklemek — kadın gebe durumda bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fırsat beklemek (veya aramak) — en uygun şartı kollamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.