Translation: from turkish

baştan başa

Look at other dictionaries:

  • baştan başa — zf. 1) Tamamen, bütünüyle, hepsi bir arada Yaptıkları baştan başa sersemlik ve aptallıktır. R. H. Karay 2) Başından sonuna kadar, bir uçtan bir uca Kasabayı baştan başa dolaşan davulcu yorulmuştu. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baştan — zf. Başından alarak, bir kez daha, yeniden Konuyu baştan anlatayım. Birleşik Sözler baştan aşağı baştan başa baştankara baştan savma baştan sona yeni baştan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir baştan (veya uçtan) bir başa (veya uca) — bir yerin bir sınırından öbür sınırına kadar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taş taş üstünde bırakmamak — baştan başa yıkıp yerle bir etmek Kaçsan da kaç para eder? Sana, köyde taş taş üstünde bırakmayacak diyorum. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Yaşar Kemal — (born Kemal Sadık Gökçeli 1923) is one of Turkey s leading writers. [cite news| url=http://www.turkishdailynews.com.tr/archives.php?id=2229| title=French pay tribute to Yasar Kemal | work=Turkish Daily News |accessdate=2008 04 04|date=1997 03… …   Wikipedia

  • Yaşar Kemal — (pseudónimo de Kemal Sadik Gokceli) nacido en 1923 en Hemite, una aldea en la provincia de Adana, sur de Turquía es una renombrada figura de la literatura contemporánea de su país. Procedente de una familia de origen kurdo, a la edad de cinco… …   Wikipedia Español

  • cesim — sf., esk., Ar. cesīm Büyük, iri, kocaman Arzı baştan başa cesim ormanlar kaplamış. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çan kulesi — is. İçinde çan bulunan uzun, yüksek kule Baştan başa yenileşen o şehirlerin her tarafında çan kuleleri yükselir. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • derya — is., esk., Far. deryā 1) Deniz 2) mec. Bilgili kimse 3) mec. Bir şeyin bol olduğu yer Kasaba baştan başa bir çamur deryası hâlini alır. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler deryadil kaptanıderya lebiderya çamur deryası Atasözü, Deyim ve Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dirlik — is., ği 1) Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim 2) Huzur, erinç Madem birsin, birlik olsun / Dilde, dinde, milliyette / Murat et de dirlik olsun / Baştan başa cemiyette. O. S. Orhon 3) tar. Osmanlı İmparatorluğu nda bir hizmete karşılık olmak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gösteriş — is. 1) Gösterme işi veya biçimi 2) Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi. A. Haşim 3) Göze çarpıcı nitelik,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.