Translation: from turkish

azap

  • 1 azap

    azap [-aːp] <- > Qual f, meist pl Qualen;
    azap çekmek Qualen erleiden;
    -e azap vermek jemandem Qualen bereiten;
    vicdan azabı Gewissensbisse pl

    Türkçe-Almanca sözlük > azap

  • 2 azap

    azap <- > s
    Qual f
    \azap çekmek sich quälen
    \azap vermek quälen (-e)

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > azap

  • 3 azap

    муче́ние (с) пы́тка (ж) угрызе́ния (мн)
    * * *
    I озвонч. -bı
    му́ка, страда́ние, пы́тка

    azap çekmek — му́читься, страда́ть

    azap vermek — причиня́ть муче́ния / боль / страда́ние

    cehennem azabı — му́ки а́да

    vicdan azabı — угрызе́ния со́вести

    II озвонч. -bı
    1) сельскохозя́йственный рабо́чий / рабо́тник, батра́к
    2) ист. солда́т, матро́с

    Türkçe-rusça sözlük > azap

  • 4 azap

    -
    [aza:p]
    阿́ is.
    1. 在阳间作恶的人死后在阴间将受到的惩罚
    2. 折磨, 痛苦, 苦楚
    3. 后悔, 懊悔: vicdan \azapı 悔恨
    4. 恐惧, 害怕
    5. 恐慌, 危急关头
    ◇ \azap çekmek 1) 在阴间受惩罚 2) 受苦, 受难, 遇到大麻烦: İnsafsız adam çocuğa cehennem azabı çektiriyor. 那个狠心的人对孩子进行了残忍的折磨。 3) 后悔, 懊悔: Senin yüzünden bir hâl olursa, azabını ömrün boyunca çekersin, ağabey. 要是他因为你而有个三长两短的话, 你可得后悔一辈子啊!大哥!\azap vermek 使受苦, 使痛苦
    II
    - is.
    1. (在阿纳多卢某些地区)农场雇工
    2. 史́ 土耳其精兵部队的士兵

    Türkçe-Çince Sözlük > azap

  • 5 azap

    I (-bı)
    а му́ка, страда́ние, пы́тка

    azap çektirmek — му́чить, причиня́ть муче́ния (страда́ния)

    II (-bı)
    сельскохозя́йственный рабо́чий; рабо́тник, батра́к

    Büyük Türk-Rus Sözlük > azap

  • 6 azap

    азап; газап

    Türkçe-Tatarca sözlük > azap

  • 7 azap

    n. torment, pain; sting; gaff
    * * *
    torment

    Turkish-English dictionary > azap

  • 8 azap

    Əzab

    Türkcə-Azərbaycanca İzahlı Tibb lüğəti > azap

  • 9 azap


    хьазаб, къин

    Малый турецко-адыгский словарь > azap

  • 10 azap

    أزمة
    أسى
    ابتئاس
    اكتئاب
    امتعاض
    بأس
    بؤس
    بأساء
    تألم
    تأوه
    تجهم
    ترح
    تفجع
    تقطيب
    جزع
    جهامة
    حزن
    زحار
    شجب
    شجن
    شجو
    عبوس
    عذاب
    غصة
    غم
    غمة
    قلق
    كآبة
    كأداء
    كرب
    لأواء
    مض
    مضض
    هم

    Türkçe-Arapça Sözlük > azap

  • 11 azap

    1. أزمة [أَزْمَة]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    2. أسى [أَسَى]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    3. ابتئاس [اِبْتِئاس]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    4. اكتئاب [اِكْتِئاب]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    5. امتعاض [اِمْتِعاض]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    6. بأس [بَأْس]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    7. بؤس [بُؤْس]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    8. بأساء [بَأْساء]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    9. تألم [تَأَلُّم]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    10. تأوه [تَأَوُّه]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    11. تجهم [تَجَهُّم]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    12. ترح [تَرَح]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    13. تفجع [تَفَجُّع]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    14. تقطيب [تَقْطِيب]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    15. جزع [جَزَع]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    16. جهامة [جَهَامَة]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    17. حزن [حَزَن]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    18. حزن [حُزْن]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    19. زحار [زُحَار]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    20. شجب [شَجَب]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    21. شجن [شَجَن]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    22. شجو [شَجْو]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    23. عبوس [عُبُوس]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    24. عذاب [عَذَاب]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    25. غصة [غُصَّة]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    26. غم [غَمّ]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    27. غمة [غُمَّة]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    28. قلق [قَلَق]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    29. كآبة [كَآبَة]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    30. كأداء [كَأْداء]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    31. كرب [كَرْب]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    32. لأواء [لَأْواء]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    33. مض [مَضّ]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    34. مضض [مَضَض]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı
    35. هم [هَمّ]
    Anlamı: dünyada günah ışlemiş olanlara ahirette verilecek ceza, çok büyük sıkıntı

    Türkçe-Arapça Sözlük > azap

  • 12 azap

    pain, torment, torture

    İngilizce Sözlük Türkçe > azap

  • 13 azap

    "1. torment, anguish, suffering; pain; distress. 2. torment, punishment (of hell). - çekmek to suffer torment, suffer anguish. - vermek /a/ to torment, make (someone) suffer anguish."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > azap

  • 14 azap

    əzab

    Türkçe-Azerice Sözlük > azap

Look at other dictionaries:

  • Azap — Genre Programme court zapping Présentation Camille Combal Pays …   Wikipédia en Français

  • azap — àzap m DEFINICIJA pov. 1. u vojsci Osmanskog Carstva a. puškar b. pješak c. specijalni stražar 2. reg. neženja, samac ONOMASTIKA pr.: Àzap, Àzapović (100, Slavonija) ETIMOLOGIJA tur. ← arap. ̔azäb: neženja …   Hrvatski jezični portal

  • Azap — (Azaps, türk. u. pers.), so v.w. Asab …   Pierer's Universal-Lexikon

  • azap — azáp, azápi, s.m. (înv.) miliţie otomană, ca infanterie de luptă Trimis de blaurb, 22.03.2006. Sursa: DAR …   Dicționar Român

  • azap — 1. is., bı, Ar. ˁazab 1) Anadolu nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı 2) tar. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker Tersane azabı. Kale azabı. 2. is., bı, Ar. ˁaẕāb 1) Büyük sıkıntı,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Azap — Azaps were irregular light infantry of the Ottoman Army.The Azaps were also known as the bachelors , they were volunteers who were paid only during campaigns and had the freedom to leave the army whenever they wanted. The Azaps were initially… …   Wikipedia

  • azap duymak — acı çekmek, üzülmek Bu şehrin, takdir fukaralarının orta malına dönüşmüş olmasından azap duyuyorum. A. Boysan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • azap vermek — acı çektirmek, üzmek Bu düşünce ona epeyce azap verdi. A. Mithat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • azap çekmek — 1) ahirette ceza görmek 2) çok büyük sıkıntıya uğramak Senin yüzünden bir hâl olursa azabını ömrün boyunca çekersin ağabey. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÜSBAN — Azap. * Yıldırım. * Çekirge. * Saymak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • IKAB — Azap, mihnet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.