Translation: from turkish

analık

Look at other dictionaries:

  • analık — is., ğı 1) Anne olma durumu 2) Anne olma duygusu 3) Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın 4) Anaca davranış 5) hlk. Üvey ana Benim analığımın yetiştiği konak da çok çok büyükmüş. R. H. Karay Birleşik Sözler sütanalık Atasözü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • analık etmek — 1) (birine) analık görevini yapmak 2) (birine) ana gibi yakınlık göstermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • analık fenalık — üvey ana fenalık simgesidir anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EMUMİYYE — Analık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÜMMİYYE — Analık, annelik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • annelik — is., ği Anne olma niteliği veya durumu, analık Birleşik Sözler sütannelik Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller annelik etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kadın — is. 1) Erişkin dişi insan, erkek veya adam karşıtı Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler. A. Ş. Hisar 2) Evlenmiş kız 3) sf. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • radar — is., İng. radar 1) Radyo dalgalarının yankısını alarak cisimlerin yerini ve uzaklığını bulabilen, genellikle uçak ve gemilerde kullanılan cihaz 2) Trafik polisleri tarafından kullanılan, taşıtların hızını saptamaya yarayan aygıt 3) mec. İçgüdü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üvey anne — is. 1) Öz olmayan anne, analık, üvey ana 2) mec. Çocuğuna kötü davranan anne …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kol kanat olmak (veya germek) — (birine) yardım etmek, korumak, himaye etmek Sade çocuğuna değil, eşine de kol kanat gerer, ona da analık eder. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÂDERÎ — f. Analık. Annelik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.