Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

allak bullak

  • 1 allak bullak

    s. ve zf.
    1. 乱七八糟的, 一塌糊涂的, 杂乱无章的, 混乱不堪的, 一片狼藉的: \allak bullak bir durum 混乱的局面
    2. 转́ 迷惑不解的, 目瞪口呆的, 仓皇失措的
    -i \allak bullak etmek 搅乱, 使乱七八糟: Dünkü fırtına sahildeki evleri ve kayıkhaneleri allak bullak etmişti. 昨天的暴风雨使岸边的房屋和船库一片狼藉。\allak bullak olmak 乱七八糟, 一塌糊涂, 杂乱无章, 混乱不堪, 一片狼藉: Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu. 一听到这个噩耗, 他的脑子里立即乱成一团。

    Türkçe-Çince Sözlük > allak bullak

Look at other dictionaries:

  • allak bullak — sf. Altüst, karmakarışık Memleket zaten ayol, baksana allak bullak / Sen de hissinle yürürsen batarsın mutlak. M. A. Ersoy Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller allak bullak etmek allak bullak olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • allak bullak etmek — 1) karmakarışık bir duruma getirmek, düzeni bozmak Nuran Tiyatrosu nun kaderini allak bullak eden değişiklik de Sadi nin gelişi idi. T. Buğra 2) bir yeri veya bir şeyi dağıtmak 3) mec. aklını, zihnini düşünemez duruma getirmek Matematik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • allak bullak olmak — 1) çok karışık duruma gelmek, altı üstüne gelmek, karmakarışık olmak, düzeni bozulmak Bütün insanların içleri dışına çevrilse dünya allak bullak olur. N. Araz 2) mec. karışmak Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu. 3) mec. şaşkına dönmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak) — can sıkıcı bir durum, yüzünden belli olmak Beraberce binmiş olduğumuz bir takside birdenbire yüzü karıştı, şoföre yüksek bir sesle... A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Ümit Kaftancıoğlu — (b. 1935, Sakarya village – d. 11 April 1980, Istanbul) was a Turkish TV producer, writer and columnist of the newspaper Cumhuriyet .He graduated from Cilavuz Village Institute in 1957 and worked as a primary school teacher in Derik in Mardin… …   Wikipedia

  • alan talan — sf. Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık Ortaya bir kucak çamaşırla orta yaşlı, saçları alan talan bir Musevi kadını çıktı. H. R. Gürpınar Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alan talan etmek alan talan olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çay — 1. is., bit. b. 1) Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis) 2) bit. b. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı 3) Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek O esnada… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hercümerç — sf., ci, esk., Far. herc + merc Altüst, karmakarışık, darmadağınık, allak bullak Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller hercümerç etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz açıp kapayıncaya kadar — çok kısa bir sürede Daha ileride denizin yüzünü birdenbire allak bullak eden akıntıya benzer bir çırpıntı oluyor, bu çırpıntı göz açıp kapayıncaya kadar kesiliyor. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • leşini sermek — (birinin) öldürmek Evin içini allak bullak edip leşini gözünün önüne sereyim mi? S. M. Alus …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HERC Ü MERC — f. Darmadağınık. Karmakarışık. Allak bullak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.