Translation: from turkish

alet olmak

Look at other dictionaries:

  • alet olmak — bilerek veya bilmeyerek kötü bir işte aracılık etmek, vasıta olmak Mustafa Kemal de tek olmayan şey, alet olmak zaafı idi. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alet — is., Ar. ālet 1) Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne 2) Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KESB-İ ŞER — şerli bir işi işlemek veya o işe âlet olmak yahut da tarafdar olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kucağına oturmak — 1) (birinin) dizlerinin üstüne oturmak 2) argo (birinin) yaltaklanmak 3) argo (birinin) birinin amaçlarına alet olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maşa — is., Far. māşe 1) Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı. Ç. Altan 2) Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç Saatçi maşası. 3) Saçları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • anahtar — is., Rum. 1) Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı 2) Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu 3) Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol 4) Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boynuz — is. 1) Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı 2) sf. Bu organdan yapılmış Boynuz tarak. 3) Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet Birleşik Sözler deliboynuz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hassas — sf., Ar. ḥassās 1) Duyum ve duyguları algılayan Halıda kaybolan ayak seslerini evvela Peregrini nin hassas kulakları sezdi. H. E. Adıvar 2) Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan İri yarı bir adam olmakla beraber pek hassastı. A …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kullanmak — i 1) Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu? H. C. Yalçın 2) Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pervane — is., Far. pervāne 1) Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor. B. Necatigil 2) Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.