Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

alıştırma

  • 1 alıştırma

    is.
    1. alıştırmak 的动名词
    2. 练习, 习题: \alıştırma defteri 练习本, 作业本 \alıştırma kitabı 习题集 gramer \alıştırmaları 语法习题 matematik \alıştırmaları 数学习题
    3. (体育)训练, 练习: araçlı \alıştırmalar 器械练习 araçsız \alıştırmalar 徒手练习

    Türkçe-Çince Sözlük > alıştırma

Look at other dictionaries:

  • alıştırma — is. 1) Alıştırmak işi 2) Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılan tekrar, temrin, talim, egzersiz 3) sp. İdman Birleşik Sözler yer alıştırmaları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • idman — is., sp., Ar. idmān 1) Vücudun gücünü artırmak için yapılan alıştırma 2) sp. Bir spor dalında yapılan alıştırma, hazırlık çalışması, alıştırma, çalışım, egzersiz, antrenman 3) mec. Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma İçkide Tosun Ağa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alıştırabilmek — i Alıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alıştırılmak — e Alıştırma işine konu olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alıştırış — is. Alıştırma işi veya biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bav — is., esk. Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • egzersiz — is., Fr. exercice 1) Alıştırma 2) sp. İdman Sabahleyin balkonda nefes egzersizlerini ihmal etmez. H. Taner Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller egzersiz yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mnemotekni — is., Fr. mnémotechnie Birtakım alıştırma ve çağrışımlardan yararlanarak belleği geliştirme yöntemi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • talim — is., Ar. taˁlīm 1) Öğretim 2) Alıştırma Sudan çıktıktan sonra tabanca ile nişan talimi yapardık. Y. K. Beyatlı 3) ask. Uygulamalı olarak yapılan askerlik eğitimi Eğil dağlar, eğil üstünden aşam / Yeni talim çıkmış varam alışam. Halk türküsü… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • temrin — is., esk., Ar. temrīn Tekrarlatarak alıştırma Bir zamanlar ben de nefsimi köreltmek için benliğimin burnunu kıracak böyle temrinler yapardım. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • terbiye — 1. is., Ar. terbiye 1) Eğitim Hepsi de karşılıklı bir iyilik ve bir terbiyeden istifade etmekteydiler. A. Ş. Hisar 2) Görgü 3) Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma 4) Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.