Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

alışmak

  • 1 alışmak

    -e
    1. 习惯于, 养成某种习惯; 学会; 熟悉: erken kalkmaya \alışmak 习惯于早起 uzun yol yürümeye \alışmak 习惯于走长路 haylazlığa \alışmak 养成吊儿郎当的习惯 Bu olağan işlerdendir artık alıştık. 这是常有的事, 我们早就习以为常了。
    2. 与某人处熟, 混熟: Aradan çok geçmeden birbirlerine alışmışlar. 没过多久, 他们就互相熟悉了。Çocuk yeni hizmetçiye alıştı. 孩子已经与新来的佣人处熟了。İki gün sonra bulunduğum çevreye alıştım. 两天之后我就与我周围的人混熟了。
    3. 适应, 适合, 相宜, 合身; 配合, 磨合, 运转灵活: Anahtar kilide alıştı. 给锁配上了钥匙。Bu kadar soğuk havaya alışmam. 我适应不了如此寒冷的天气。Dolabın kapakları alıştı. 柜橱门开关灵活了。
    4. 上瘾, 成瘾: eğlenceye \alışmak 玩上瘾 tütüne \alışmak 吸烟成瘾, 学会吸烟 Afyona alışanlar çalışmazlar. 吸食鸦片成瘾者无法工作。Kahveye alıştı, içmeden duramıyor. 他喝咖啡上瘾, 不喝就坐立不安。
    5. 眷恋, 爱恋, 恋上: bu kıza \alışmak 恋上这位姑娘
    6. 抗, 顶得住, 不怕: dayağa \alışmak 抗打, 不怕打 ilâca \alışmak 抗药
    7. 被驯服, 被驯熟, 被驯养, 被驯化: henüz çift sürmeye alışmamış hayvanlar 还没有驯服的牲口
    8. (机器等)运行平稳
    9. 点燃, 着火; 燃起(愿望等), 急于想…, 急于要…
    10. 激化, 激愤, 激烈

    Türkçe-Çince Sözlük > alışmak

Look at other dictionaries:

  • alışmak — e 1) Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. E. İ. Benice 2) Yadırgamaz duruma gelmek Havaya alışmak. Bulunduğu çevreye alışmak. 3) Uyar duruma gelmek, uygun gelmek, intibak etmek Bu mesleğe alışmış… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmak — muavaze ve bedel etmek. münis olmak, dostluk etmek, mubadele, munahebe etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmak — alacak almakta yardım etmek I, 188 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • dili alışmak — çok kullandığı bir söze alışmak Bizim moruk ertesi güne devrisi der de ondan dilim alışmış. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayağı alışmak (veya alışmamak) — (bir yere) bir yere sürekli gitmek (veya gitmemek) Ayağı buraya alışmasın, sonra yabancı misafirler varken de gelir, beni rezil eder. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eli alışmak — 1) bir işte uzluk, ustalık kazanmak 2) herhangi bir davranışı âdet edinmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözü alışmak — 1) önceden iyi göremediği bir şeyi sonradan görür olmak 2) mec. bir şey ilk etkisini yitirmek, yadırganmaz olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dadanmak — alışmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • müptela olmak — alışmak, düşkün olmak, tutulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşk etmek — alışmak veya öğrenmek için çalışmak Her sabah saatlerce keman meşk ederek yanık birtakım havalar çalarmış. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • awınmak — alışmak, avunmak I, 132, 202, 263 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.