Translation: from turkish

aksi anlamak

  • 1 aksi

    1.
    1) противополо́жный тж. перен.

    aksi akıntı — обра́тное / противополо́жное тече́ние

    aksi delil — противополо́жный до́вод, контраргуме́нт

    aksi fikir — противополо́жное мне́ние

    2) своенра́вный, упря́мый

    aksi eşek — упря́мый осёл

    çok aksi bir çocuk — ужа́сно своенра́вный ребёнок

    2.
    (тж. aksi aksi) наоборо́т

    aksi anlamak — поня́ть превра́тно

    aksi çıkmak — получи́ться не так, как жда́ли

    işleri aksi gitti — его́ дела́ пошли́ ши́ворот-навы́ворот

    ••
    - aksi takdirde
    - aksi şeytan!
    - aksi tesadüf

    Türkçe-rusça sözlük > aksi

  • 2 aksi

    is.
    1. 相反的, 对立的, 否定的, 反面的: \aksi cevap 相反的回答, 否定的答复 \aksi istikamet 反方面 Ben sizi bu taraftan bekliyordum, siz aksi taraftan geldiniz. 我在这边等您, 您却从那边来了。
    2. 不适当的, 不合适的: \aksi zamana rastlamak 时机不当
    3. 倔犟的, 固执的, 执拗的, 犟的: \aksi eşek 倔驴 çok \aksi bir çocuk 非常倔强的孩子 çılgın ve \aksi insan 又暴躁又固执的人 Aksi bir şey yaparsan, vallahi kim vuduya gidersin. 如果你总是那么倔, 肯定会死在不知道什么人手里。Amma da aksi herife çatmışız ha! 我们真的碰上了一个这么犟的家伙!
    ◇ \aksi \aksi 相反, 恰恰相反 \aksi anlamak 曲解 \aksi gibi 相反, 然而, 但是, 遗憾的是: Yola çıkacaktık, aksi gibi yağmur yağdı. 我们正要出发, 可是老天又下起雨来了。\aksi gitmek 1) 进展不顺: İş pek aksi gitti. 事情进展很不顺利。 2) -e 与某人对着干 \aksi hâlde 反之, 否则, 相反 \aksi şeytan 真倒霉, 活见鬼 \aksi takdirde 反之, 否则, 相反 \aksi tesadüf 不走运, 倒霉 \aksi tesir hâsılet etmek (或 yapmak) 1) 反对, 反抗, 抵制 2) 施加反面影响, 损害

    Türkçe-Çince Sözlük > aksi

  • 3 aksi gibi

    как назло́, как наро́чно, как на грех

    o gün aksi gibi yağmur yağdı — как назло́ в э́тот день пошёл дождь

    aksi gibi telefon bozuk — как на грех, телефо́н испо́рчен

    Türkçe-rusça sözlük > aksi gibi

  • 4 aksi hâlde

    = aksi takdirde в проти́вном слу́чае, ина́че, а не то́

    Türkçe-rusça sözlük > aksi hâlde

  • 5 aksi takdirde

    Türkçe-rusça sözlük > aksi takdirde

  • 6 anlamak

    осознава́ть понима́ть постига́ть созна́ть
    * * *
    1) -i понима́ть, постига́ть кого-что

    anladınız mı? — вам поня́тно?, вы по́няли?

    birbirini kelimesiz anlamak — понима́ть друг дру́га без слов

    2) - den разбира́ться в чём

    kumaştan anlarım — я разбира́юсь в тка́нях

    3) - den смы́слить, понима́ть толк в чём

    böyle şeylerden anlamam — я ничего́ не смы́слю в э́тих веща́х

    4) - den извлека́ть по́льзу

    bu ilâçtan hiç bir şey anlamadım — от э́того лека́рства мне никако́й по́льзы не́ было

    ••

    Hanyayı Konyayı anlamakпогов. узна́ть почём фунт ли́ха

    Türkçe-rusça sözlük > anlamak

  • 7 aksi

    aksi1 akis1
    aksi2 yön entgegengesetzt; kişi, hayvan störrisch; durum widrig;
    aksi cevap Absage f, abschlägige Antwort;
    aksi gibi unglücklicherweise;
    aksi gitmek schief- oder danebengehen;
    aksi halde oder takdirde anderenfalls, sonst;
    aksi tesadüf Missgeschick n

    Türkçe-Almanca sözlük > aksi

  • 8 anlamak

    anlamak v/t verstehen, begreifen; feststellen; fam herausfinden; nachsehen (was da los ist);
    -den anlamak etwas verstehen von;
    -den hiç bir şey anlamadım ich habe nichts von … gehabt;
    şakadan anlamak Spaß verstehen

    Türkçe-Almanca sözlük > anlamak

  • 9 aksi seda

    [a'ksiseda:]
    阿́ is. 回声, 反响
    ◇ \aksi seda hâsıl etmek 引起回声, 引起反响 \aksi seda hâsıl olmak 产生回声, 有反响

    Türkçe-Çince Sözlük > aksi seda

  • 10 anlamak

    -i
    1. 领悟, 悟到, 体会到, 领会: Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. 开门的侍者没认出我是个女人。
    2. 得知, 知道: Yaptığınız gizli işleri ağabeyim bir anlarsa hepinize duman attırı. 你们背地里干的这些事, 大哥要是知道了, 饶不了你们。
    3. 询问, 打听, 了解: Paltonun fiyatını anlamak için dükkâna girdi. 他进商店打听大衣的价格去了。
    4. 理解, 懂得, 明白, 心领神会: Beni anlıyor musunuz? 您明白我的意思吗?Bir şeyden anlamaz kabağın biri. 他是个什么也不懂的老粗。Eliyle kesesini yokladı. O zaman bütün parasının çalındığını anladı. 他用手一摸钱袋, 当时就明白了, 他所有的钱都被偷走了。
    5. - den 懂得, 会: O, ticaretten anlar, yaş tahtaya basmaz; aldanmaz. 他很会做生意, 不会看走了眼, 不会上别人的当。Motordan az buçuk ben de anlarım. 对摩托车我也略懂一二。Türkçeyi anlayabilirim fakat konuşamam. 我懂土耳其语, 但是不会说。
    6. - den (一般用于否定句或疑问句)利用, 从中受益: Bu ilâçtan hiç bir şey anlamadım. 这种药对我一点儿用也没有。
    7. 俚́ 想得到

    Türkçe-Çince Sözlük > anlamak

  • 11 aksi

    а
    1.
    обра́тное, противополо́жное

    aksini iddia etmek — наста́ивать на противополо́жном, утвержда́ть обра́тное; отрица́ть; проти́виться

    2.
    1) обра́тный; оборо́тный

    aksi akıntı — обра́тное тече́ние

    aksi amel — отве́тные де́йствия

    2) отрица́тельный

    aksi cevap — отрица́тельный отве́т

    Büyük Türk-Rus Sözlük > aksi

  • 12 anlamak

    1) В понима́ть, постига́ть, уясня́ть

    anladınız mı? — вам поня́тно?

    2) В разбира́ться; дога́дываться

    motordaki bozukluğu anlamak — разобра́ться, в чём неиспра́вность мото́ра

    3) [раз]узнава́ть

    dışardaki gürültünün sebebini anlayıver — узна́й-ка, что там [на у́лице] за шум

    Büyük Türk-Rus Sözlük > anlamak

  • 13 aksi

    II adj
    1) ( menfi) abschlägig
    \aksi hâlde [o takdirde] sonst, andernfalls; ( öyle olmazsa) wenn nicht
    2) ( ters) verkehrt, entgegengesetzt
    \aksi istikamette ( ters yönde) in umgekehrter [o entgegengesetzter] Richtung
    3) ( uygun olmayan) unpassend
    \aksi gibi ausgerechnet
    4) ( pej) ( inatçı) störrisch, trotzig; ( hırçın) widerspenstig, jähzornig; ( huysuz) zickig

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aksi

  • 14 aksi tesadüf

    Missgeschick nt
    \aksi tesadüf ( şanssızlığa bak) so ein Pech

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aksi tesadüf

  • 15 anlamak

    vt verstehen
    anladın mı? (hast du) verstanden?
    bir şeyi doğru/yanlış/hemen \anlamak etw richtig/falsch/sofort verstehen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > anlamak

  • 16 aksi

    "1. opposite: Aksi istikamette yol açıktı. There was no traffic in the opposite lane. 2. peevish, irritable; perverse, contrary. 3. inopportune, untimely. 4. adverse, negative. 5. unfortunate (circumstance, situation). - aksi irritably. - delil counterproof. - gibi colloq. Wouldn´t you know it? As if to spite me,...: Aksi gibi cebimde beş para kalmamıştı. But it was just my luck that I didn´t have so much as a penny on me. - gitmek (for things) to go wrong. - halde if not; otherwise. -ni iddia etmek to assert the contrary. -ni söylemek to say the opposite. - şeytan! colloq. Damn! - takdirde otherwise. - tesadüf 1. As bad luck would have it,.... 2. unfortunate coincidence. - tesir undesired reaction, opposite effect."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > aksi

  • 17 aksi şeytan!

    чёрт побери́!, и на́до же!

    Türkçe-rusça sözlük > aksi şeytan!

  • 18 aksi tesadüf

    вот невезе́ние!

    Türkçe-rusça sözlük > aksi tesadüf

  • 19 dilinden anlamak

    а) понима́ть язы́к, разбира́ться в ком-чём
    б) догада́ться, улови́ть [по разгово́ру] о ком-чём идёт речь

    Türkçe-rusça sözlük > dilinden anlamak

  • 20 dünyayı anlamak

    узна́ть / позна́ть жизнь

    Türkçe-rusça sözlük > dünyayı anlamak

Look at other dictionaries:

  • — is. 1) Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık 2) Bir değer yaratan emek 3) Birinden istenen hizmet veya birine verilen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ters — 1. sf. 1) Gerekli olan duruma karşıt, zıt 2) is. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu. Ç. Altan 3) is. Kesici bir aletin kesmeyen yanı Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar. M. Ş. Esendal 4) mec.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.