Translation: from turkish

aksi akıntı

  • 1 aksi

    1.
    1) противополо́жный тж. перен.

    aksi akıntı — обра́тное / противополо́жное тече́ние

    aksi delil — противополо́жный до́вод, контраргуме́нт

    aksi fikir — противополо́жное мне́ние

    2) своенра́вный, упря́мый

    aksi eşek — упря́мый осёл

    çok aksi bir çocuk — ужа́сно своенра́вный ребёнок

    2.
    (тж. aksi aksi) наоборо́т

    aksi anlamak — поня́ть превра́тно

    aksi çıkmak — получи́ться не так, как жда́ли

    işleri aksi gitti — его́ дела́ пошли́ ши́ворот-навы́ворот

    ••
    - aksi takdirde
    - aksi şeytan!
    - aksi tesadüf

    Türkçe-rusça sözlük > aksi

  • 2 aksi

    а
    1.
    обра́тное, противополо́жное

    aksini iddia etmek — наста́ивать на противополо́жном, утвержда́ть обра́тное; отрица́ть; проти́виться

    2.
    1) обра́тный; оборо́тный

    aksi akıntı — обра́тное тече́ние

    aksi amel — отве́тные де́йствия

    2) отрица́тельный

    aksi cevap — отрица́тельный отве́т

    Büyük Türk-Rus Sözlük > aksi

  • 3 aksi gibi

    как назло́, как наро́чно, как на грех

    o gün aksi gibi yağmur yağdı — как назло́ в э́тот день пошёл дождь

    aksi gibi telefon bozuk — как на грех, телефо́н испо́рчен

    Türkçe-rusça sözlük > aksi gibi

  • 4 aksi hâlde

    = aksi takdirde в проти́вном слу́чае, ина́че, а не то́

    Türkçe-rusça sözlük > aksi hâlde

  • 5 aksi takdirde

    Türkçe-rusça sözlük > aksi takdirde

  • 6 akıntı

    течь, течение, поток
    - kesintisiz akıntı
    - lav akıntısı
    - ters akıntı

    İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > akıntı

  • 7 akıntı

    akıntı Fließen n; deniz vs Strömung f; musluk Leck n; (eğim) Neigung f (z.B. des Daches);
    akıntı kapılmak von der Strömung mitgerissen werden;
    akıntıya (karşı) kürek çekmek fig gegen den Strom schwimmen

    Türkçe-Almanca sözlük > akıntı

  • 8 aksi

    aksi1 akis1
    aksi2 yön entgegengesetzt; kişi, hayvan störrisch; durum widrig;
    aksi cevap Absage f, abschlägige Antwort;
    aksi gibi unglücklicherweise;
    aksi gitmek schief- oder danebengehen;
    aksi halde oder takdirde anderenfalls, sonst;
    aksi tesadüf Missgeschick n

    Türkçe-Almanca sözlük > aksi

  • 9 akıntı

    is.
    1. akmak 的动名词: Musluğun \akıntısı bir türlü kesilemedi. 水龙头流水不止。
    2. (水、气)流: kutup hava \akıntısı 极地气流, 寒流 su \akıntısı 水流 Akıntı onu almış, ırmağın ta ortasına sürüklemiş. 水流把他卷走, 一直卷到了河中央。
    3. 医́ 渗出, 流脓, 流血水
    4. (树脂溶化或油漆过稀流淌造成的)曲痕, 弯曲的道道
    5. 建́ 屋顶斜坡, 屋檐斜坡: Bu damın akıntısı az gelmiş. 这个屋顶的坡度似乎不够。Bahçenin akıntısı olmadığı için yağmur yağınca su basıyor. 由于花园没有坡度, 所以一下起雨来就积水难泄。
    ◇ \akıntı aşağı 顺流而下 \akıntı çağanozu 1) 卷入激流的螃蟹 2) 谑́ 身体有明显残疾行动笨拙的人 \akıntı vermek 开泄水渠(孔) \akıntı yukarı 逆流而上 -i \akıntıya bırakmak 使卷入风波, 使介入事件; 使遇到麻烦: İşleri iyi plânladı, titizlikle uyguladı, akıntıya bırakmadı. 他把事情计划得很好, 做得也很小心, 没有遇到麻烦。\akıntıya gitmek 徒劳, 白费力, 无效益 \akıntıya kapılmak 1) 被卷入激流: Akıntıya kapılmış, az kalsın boğuluyormuş. 他被卷入激流, 眼看就要被淹死了。Aralarından biri akıntıya kapıldığı zaman ötekiler var, kuvvetleriyle dayanarak onu geri çekiyorlardı. 一个人被卷入了水流, 其它人拼命地拉他。 2) 被卷入风波, 随波逐流 -i \akıntıya kaptırmak 使卷入风波, 使介入事件; 使遇到麻烦 \akıntıya karşı kürek çekmek 白费力气, 白忙活, 徒劳无益, 白费工夫: Olan olmuş, sen akıntıya karşı kürek çekiyorsun. 事已至此, 你这是瞎耽误工夫。\akıntıya kürek çekmek 白费力气, 白忙活, 徒劳无益, 白费工夫: Sen akıntıya kürek çekiyorsun hemşehrim, bu böyle olmaz. 你这是白费工夫, 老乡!这样不行!Bu iş gerçekleşemez. Boşuna akıntıya kürek çekme. 这件事成不了, 你就别白费工夫了!

    Türkçe-Çince Sözlük > akıntı

  • 10 aksi

    is.
    1. 相反的, 对立的, 否定的, 反面的: \aksi cevap 相反的回答, 否定的答复 \aksi istikamet 反方面 Ben sizi bu taraftan bekliyordum, siz aksi taraftan geldiniz. 我在这边等您, 您却从那边来了。
    2. 不适当的, 不合适的: \aksi zamana rastlamak 时机不当
    3. 倔犟的, 固执的, 执拗的, 犟的: \aksi eşek 倔驴 çok \aksi bir çocuk 非常倔强的孩子 çılgın ve \aksi insan 又暴躁又固执的人 Aksi bir şey yaparsan, vallahi kim vuduya gidersin. 如果你总是那么倔, 肯定会死在不知道什么人手里。Amma da aksi herife çatmışız ha! 我们真的碰上了一个这么犟的家伙!
    ◇ \aksi \aksi 相反, 恰恰相反 \aksi anlamak 曲解 \aksi gibi 相反, 然而, 但是, 遗憾的是: Yola çıkacaktık, aksi gibi yağmur yağdı. 我们正要出发, 可是老天又下起雨来了。\aksi gitmek 1) 进展不顺: İş pek aksi gitti. 事情进展很不顺利。 2) -e 与某人对着干 \aksi hâlde 反之, 否则, 相反 \aksi şeytan 真倒霉, 活见鬼 \aksi takdirde 反之, 否则, 相反 \aksi tesadüf 不走运, 倒霉 \aksi tesir hâsılet etmek (或 yapmak) 1) 反对, 反抗, 抵制 2) 施加反面影响, 损害

    Türkçe-Çince Sözlük > aksi

  • 11 aksi seda

    [a'ksiseda:]
    阿́ is. 回声, 反响
    ◇ \aksi seda hâsıl etmek 引起回声, 引起反响 \aksi seda hâsıl olmak 产生回声, 有反响

    Türkçe-Çince Sözlük > aksi seda

  • 12 akıntı

    1) тече́ние; пото́к

    akıntı aşağı — вниз по тече́нию

    musluğun akıntısı — течь кра́на

    3) накло́н, склон, скат

    Büyük Türk-Rus Sözlük > akıntı

  • 13 akıntı

    Strom m, Strömung f
    \akıntıya kürek çekmek ( fig) gegen den Strom schwimmen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > akıntı

  • 14 aksi

    II adj
    1) ( menfi) abschlägig
    \aksi hâlde [o takdirde] sonst, andernfalls; ( öyle olmazsa) wenn nicht
    2) ( ters) verkehrt, entgegengesetzt
    \aksi istikamette ( ters yönde) in umgekehrter [o entgegengesetzter] Richtung
    3) ( uygun olmayan) unpassend
    \aksi gibi ausgerechnet
    4) ( pej) ( inatçı) störrisch, trotzig; ( hırçın) widerspenstig, jähzornig; ( huysuz) zickig

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aksi

  • 15 aksi tesadüf

    Missgeschick nt
    \aksi tesadüf ( şanssızlığa bak) so ein Pech

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aksi tesadüf

  • 16 ters akıntı

    Gegenstrom m, Gegenströmung f

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ters akıntı

  • 17 aksi

    "1. opposite: Aksi istikamette yol açıktı. There was no traffic in the opposite lane. 2. peevish, irritable; perverse, contrary. 3. inopportune, untimely. 4. adverse, negative. 5. unfortunate (circumstance, situation). - aksi irritably. - delil counterproof. - gibi colloq. Wouldn´t you know it? As if to spite me,...: Aksi gibi cebimde beş para kalmamıştı. But it was just my luck that I didn´t have so much as a penny on me. - gitmek (for things) to go wrong. - halde if not; otherwise. -ni iddia etmek to assert the contrary. -ni söylemek to say the opposite. - şeytan! colloq. Damn! - takdirde otherwise. - tesadüf 1. As bad luck would have it,.... 2. unfortunate coincidence. - tesir undesired reaction, opposite effect."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > aksi

  • 18 akıntı

    1) тече́ние, пото́к

    deniz akıntısı — морско́е тече́ние

    dip akıntısı — глуби́нное тече́ние

    hava akıntısı — возду́шное тече́ние, пото́к во́здуха

    musluğun akıntısı — течь кра́на

    3) накло́н; склон, скат
    ••
    - akıntıya kürek çekmek

    Türkçe-rusça sözlük > akıntı

  • 19 aksi şeytan!

    чёрт побери́!, и на́до же!

    Türkçe-rusça sözlük > aksi şeytan!

  • 20 aksi tesadüf

    вот невезе́ние!

    Türkçe-rusça sözlük > aksi tesadüf

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.