Translation: from turkish

ahududu

Look at other dictionaries:

  • ahududu — is., bit. b. 1) Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus) 2) Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağaç çileği — is., bit. b. Ahududu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ahu — is., hay. b., Far. āhū 1) Ceylan 2) sf., mec. Güzel, ince, zarif (kadın) Birleşik Sözler ahududu ahu gözlü ahu parçası Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ahu gibi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalı — is., bit. b. Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki Birleşik Sözler çalı bülbülü çalı çırpı çalı dikeni çalı fasulyesi çalı horozu çalı kakıcı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dudu — is., esk., Far. ṭūṭī 1) Kadınlara verilen bir unvan, hanım Ayşe dudu. 2) Yaşlı Ermeni kadını 3) hlk. Papağan Birleşik Sözler dudu dilli ahududu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • frambuaz — is., Fr. framboise Ahududu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şerbet — is., Ar. şerbet 1) Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek Biraz sonra gümüş bir tepsi içinde ahududu şerbeti getirdiler. A. Haşim 2) Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek Hemen o haftalarda bir sabah Muhsin Beylerin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.