Translation: from turkish

ahret

  • 1 ahret

    阿́ is. 彼世, 阴间, 冥界, 阴曹地府
    ◇ \ahret adamı 1) 隐居的人, 隐士: Murat emekli olunca her işten elini çekti; ahret adamı oldu. 穆拉特退休以后什么事情也不干, 隐居起来了。 2) 冥界之人, 厌世的人, 对世事极感失望的人 \ahret bilgisi 宗́ 末世学(研究死亡、末日审判、天堂、地狱等) \ahret evi 彼世, 阴间, 冥界, 阴曹地府 \ahret evlâdı 养子, 养女, 过继的孩子, 收养的孩子 \ahret kardeşi (信教妇女之间关系密切以姐妹相待并打算到阴间仍要保持这种关系的)教友 \ahret suali 1) 无必要的、令人反感的提问 2) 难以回答的问题, 困难的问题, 刁钻的问题: Ahret soruları ile moralimi bozmak için uğraşıyordu. 他企图用一些刁钻的问题挫我的锐气。-e \ahret suali sormak 刁难: Kapıda bekçi bize ahret suali sordu; içeriye güçlükle girdik. 在门口我们受到了门卫的刁难, 好不容易才进了门。\ahret yolculuğu 转́ 死亡, 黄泉路上 \ahrete gitmek (或 göç etmek) 赴黄泉, 死亡 \ahrete göre yönetim 宗教统治, 宗教治理 \ahrete varmak 走向阴间, 死亡 \ahreti boylamak 死, 见阎王 \ahretini kazanmak 积德行善, 多做善事, 积阴德 \ahretini mamur etmek 积德行善, 多做善事, 积阴德 \ahretini yapmak (或 zenginleştirmek) 积德行善, 多做善事, 积阴德 \ahrette on parmağı (或 iki eli) yakasında olmak (或 kalmak) 成́ 在阴间受到控告, 到另一个世界受到报应, 到了阴曹地府也不会受到饶恕: Yarın ahrette on parmağım yakasında kalsın. 明天就是死了我也不会放过他。

    Türkçe-Çince Sözlük > ahret

  • 2 ahret

    ahret s
    ohne pl ahiret Jenseits nt
    birine \ahret sualleri sormak ( fam) jdm Löcher in den Bauch fragen
    \ahreti boylamak ( fam) sterben

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > ahret

  • 3 ahret

    ahret <- ti> ahiret

    Türkçe-Almanca sözlük > ahret

  • 4 ahret

    мус.
    загро́бный / потусторо́нний мир, тот свет
    ••
    - ahrette on parmağı yakasında olmak
    - ahretini yapmak
    - ahretini zenginleştirmek

    Türkçe-rusça sözlük > ahret

  • 5 ahret

    n. afterlife, the world to come, life after death

    Turkish-English dictionary > ahret

  • 6 ahret

    axret

    Türk-Kürt Sözlük > ahret

  • 7 ahret

    (-ti)
    а потусторо́нний (загро́бный) мир

    Büyük Türk-Rus Sözlük > ahret

  • 8 ahret

    хьадрых(э)/ хьэдрыхэ, АХЪРЭТ, (Абз. АХЪРЭТ)

    Турецко-адыгский словарь > ahret

  • 9 ahret

    η μέλλουσα ζωή, ο άλλος κόσμος, υπερπέραν

    Türkçe-Yunanca Sözlük > ahret

  • 10 ahret

    الآزفة
    غاشية
    قارعة
    قيامة

    Türkçe-Arapça Sözlük > ahret

  • 11 ahret

    1. الآزفة [الآزِفَة]
    Anlamı: ahiret
    2. غاشية [غاشِيَة]
    Anlamı: ahiret
    3. قارعة [قارِعَة]
    Anlamı: ahiret
    4. قيامة [قِيَامَة]
    Anlamı: ahiret

    Türkçe-Arapça Sözlük > ahret

  • 12 ahret

    afterlife, the hereafter, the next world, the Great Beyond

    İngilizce Sözlük Türkçe > ahret

  • 13 ahret

    ,-ti the hereafter, the next world. - adamı a man who has withdrawn from the world, otherworldly person. -i/öbür dünyayı boylamak colloq. to die. -e göndermek /ı/ to send (someone) to the next world, send (someone) to his/her reward, kill. - kardeşi sister (used by a devout Muslim woman to describe the close bond that exists between herself and another devout Muslim woman, one to whom she is not a blood relative). - korkusu the fear of the Last Judgment. -te on parmağı/iki eli yakasında olmak /ın/ to hold a grudge (against someone) at the Last Judgment. - suali 1. Islam a very difficult question supposedly asked someone by an angel when he/she is about to enter the next world. 2. colloq. tiresome and difficult question. -ini yapmak/zenginleştirmek to acquire merit in God´s sight. - yolculuğu colloq. death.

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > ahret

  • 14 ahret

    axirət

    Türkçe-Azerice Sözlük > ahret

Look at other dictionaries:

  • ahret — is. Bakınız ahiret …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ahret — (A.) [ تﺮﺧﺁ ] öbür dünya, ahiret …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • Aehren — Wer ähret, muss nehmen, was er findet. Frz.: Ne fait pas ce qu il veut qui glane. (Leroux, V, 49.) …   Deutsches Sprichwörter-Lexikon


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.