Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

adam

  • 1 adam

    阿́ is.
    1. 人: Adamı kukla gibi oynatıyor. 他拿人当猴耍。
    2. 男人: Bu kasketli adam kim? 这个戴鸭舌帽的男人是谁?
    3. 受尊敬的人, 人士, 活动家, 大家, 人物: bilim \adamı 科学家, 学者 bir numaralı \adam 一号人物 devlet \adamı 国务活动家 din \adamı 宗教界人士 fen \adamı 自然科学家 fikir \adamı 思想家 iş \adamı 实业家 sanat \adamı 艺术家 siyaset \adamı 政治家
    4. 有教养的人, 好心人, 善良的人, 正派人, 品质好的人, 可信赖的人, 男子汉: Adam odur ki sözünden dönmeye. 男子汉一言九鼎。Arkadaşın adammış ki seni yalnız bırakmadı. 看来你的朋友是条汉子, 没有把你一个人丢下不管。Sen tam bir adamsın! 你是一个真正的男子汉!
    5. 靠山, 保护者, 庇护者: Adamınız varsa işiniz olur. 您要是有人保荐的话, 这份工作就是您的了。O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez. 他是我的靠山, 从不拒绝我的任何要求。
    6. 属下, 雇工, 雇员, 仆人, 心腹, 手下人: Hiç adamı olmadığı için işlerini kendi görüyor. 他一个属下也没有, 一切事情都得自己做。Karşı tarafın adamları çoktur. 对方的人很多。Sen kimin adamısın? 你是谁的人?
    7. 负责…事务的人, 干…的人: Buranın işine bakacak bir adam gerek. 需要一个负责此间事务的人。
    8. 人才: Bu okul şimdiye kadar çok adam yetiştirdi. 这个学校迄今已培养了许多人才。
    9. 俗́ 男人, 丈夫
    ◇ \adam \adama savunma (篮球)人盯人防守 \adam akıllı 理智的, 聪明的, 明智的 \adam aktarmak 在摔交中获胜 \adam almak 招野男人 \adam almamak (街道等)人满为患, 摩肩接踵, 水泄不通, 人山人海: Bayramlarda caddeler adam almıyor. 每逢节日, 大街上人满为患, 挤得水泄不通。\adam avlamak 骗人, 捉弄人, 迷惑人, 误导人 \adam azmanı 彪形大汉, 壮汉, 巨人: Şu adam azmanı herif oradan çekilse iyi olacak. 那个大个子的家伙还是离开那里为好。\adam başına 人均, 每人, 按人头 \adam beğenmemek 瞧不起人, 对人吹毛求疵: Sen de artık adam beğenmemeğe başladın. 你也开始瞧不起人了。\adam boyu 约一人高的: Adam boyu kar kapatır her yanı. 一人深的大雪把四周遮了个严严实实。\adam bozuntusu 俚́ 人渣 \adam çekiştirmek 讲别人坏话, 中伤, 诽谤, 诬蔑 \adam değiştirme 体́ (比赛中)换人 -e \adam dememek 不当成人: Bu yaptığını babana söylemezsem bana da adam demesinler. 我要是不告诉你父亲这事是你干的, 我就不是人。\adam deryası 人流, 人海 \adam eti yemek 转́ 讲人坏话, 诽谤 -i \adam etmek 1) 培养, 使成才, 改造: ağaçları \adam etmek 育树成材 çocukları \adam etmek 把孩子培养成人 Belediye başkanı bu kenti adam etti. 市长把这个城市治理得井井有条。 2) 精心照料, 精心侍奉 3) 俚́ 修理: bozuk radyoyu \adam etmek 把坏收音机修好 \adam evlâdı 良家子女; 正人君子: Kızlığında çok ıstırap çekti ama evlendikten sonra bir adam evlâdına düştü de hırpalanmadı. 她做姑娘的时候受了许多苦, 但是结婚以后遇到了好人家, 再没有受过虐待。O adam evlâdıdır, güvenebilisiniz. 他是个好孩子, 您可以相信他。\adam gibi 1) 象个大人似的, 懂事的, 有教养的: Antikalığı bırak da, adam gibi konuş. 你别这么乖戾, 有话好好说! 2) 象个人物似的, 有风度的 \adam içine çıkmak 在社交场合露面, 进入上层社会: Bu ayakkabılarla adam içine çıkılmaz. 这种鞋不能出现在社交场合。Suç işledediğinden bu yana adam içine çıkamıyor. 自打犯了罪后至今, 他再没在人前露过面。\adam içine karışmak 进入社交场合, 进入上层社会, 受人尊重 \adam kaldırmak 绑票, 绑架勒索 \adam kayırmak 偏向, 偏袒 \adam kıtlığı 人手不足, 人才匮乏, 缺少人才: Bugünkü çeşitli bunalımlar adam kıtlığından mıdır? 今天的各种危机难道不是源于人才匮乏吗?\adam kullanmak 用人, 雇人, 雇请 \adam oğlu 良家子女 \adam olmak 1) 成长, 长大, 成才, 有出息: Bu çocuk adam olacağa benziyor. 这孩子似乎将来会有出息。Benim babam bahçıvan ırgatı olmasaydı, ben de sizler gibi adam olurdum. 要不是我爹是一个种菜的, 我也可以像你们一样有出息。 2) 变好, 成为有用的, 被修好: Bu bozuk radyo tamirle adam oldu. 这个破收音机已经修好了。\adam olmaz 1) 不成器的, 没出息的, 不可救药的, 无可挽回的 2) 修不好的: Bu arabanın içi geçmiş, adam olmaz. 这辆车已经不能用了, 修不好了。\adam öldürmek 谋杀, 杀人, 凶杀 \adam sarrafı 善于识别好人坏人的人: O adam sarrafıdır, kimin ne olduğunu bir bakışta anlar. 他善于识别好人坏人, 一个人怎么样他一眼就能看出来。\adam sayılmak 受到尊敬, 赢得声望 \adam seçmek 偏向, 偏袒 \adam (sen de) (表示对事情不重视的插入语)去你的吧!没关系!算了吧!无所谓!没什么了不起: Adam sen de, siz bana bakmayın. 去去去!你们别看着我!Adam! Vazgeç! 算了, 别干了!\adam sırasına geçmek (或 girmek, girmek) 受重用: Genel müdüre gidersek belki adam sırasına gireriz. 如果我们去见见总经理, 也许我们会受到重用。\adam sırasında saymak 尊重, 尊敬 \adam tanımak 1) 善于了解人, 知人善任: Adam tanımak kolay bir iş değildir. 知人善任不是一件容易的事。 2) 有熟人的, 有声望的, 熟人多的 \adam tortusu 败类, 人渣 -i \adam yerine koymak 尊重, 把…当人物看: Babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyor. 他很不尊重自己的父亲, 父亲一开口, 他就让父亲闭嘴。Demek beni adam yerine koymuşyorsun öyle mi? 就是说你并不把我当回事, 是吗?\adama benzemek 改观, 改善, 变好, 变整齐 \adama çevirmek 使改观, 使改善, 整理, 收拾 \adama dönmek 改观, 改善, 变好, 变整齐: Badanası vurulunca ev adama döndu. 房子经过粉刷焕然一新。\adamdan saymak 尊重, 把…当人物看: Onu adamdan sayıp da fikirini sormadılar. 他们没把他当回事, 因而也没征求他的意见。\adamı olmak 1) 成为某方面的能手 2) -in 成为某人的手下 \adamına düşmek 巧遇内行, 适逢其人: İşimiz adamına düştü de kolayca yapıldı. 我们的工作适逢行家里手, 所以顺利完成。\adamına göre 因人而异, 区别对待 \adamını bulmak 巧遇内行, 适逢其人: Adamını bulursan iş daha da kolaylaşır. 如果你能找到行家, 这件事也就好办啦!
    ◆ Adam adama lâzım (或 gerek) olur. 人与人相互需要。Adam adamı bir kere aldatır. 骗子得逞只一回, 下次骗人谁人信。Adam adamın şeytanıdır. 跟着啥人学啥人, 跟着巫婆跳大神; 近朱者赤, 近墨者黑。Adam ahbabından bellidir. 观其友知其人。Adam kıymetini adam bilir. 有千里马, 还需有伯乐。Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister. 十年树木, 百年树人。Adam sormakla âlim olur. 不懂就问为真知。Adamın alacası içinde, hayvanın alacası dışında. 动物的野性一目了然, 人的脾气含而不露。Adamın eti ağır. 人的躯体最沉, 伺候瘫子最累。Adamın iyisi alışverişte bellidir. 做生意最能体现人的品质。Adamın iyisi iş başında belli olur. 一个人的价值体现在他的工作成就上。Adamın yere bakanından, suyun sessiz akanından kork. 平静水面低头汉, 多加提防莫小看。

    Türkçe-Çince Sözlük > adam

Look at other dictionaries:

  • ADAM — (אָדָם), the first man and progenitor of the human race. The Documentary Hypothesis distinguishes two conflicting stories about the making of man in Scripture (for a contrary view, see U. Cassuto, From Adam to Noah, pp. 71 ff.). In the first… …   Encyclopedia of Judaism

  • ADAM — En hébreu, le nom commun adam , toujours employé au singulier, signifie «homme» en tant qu’espèce et non en tant qu’individu de sexe masculin. L’étymologie en est discutée. Le récit de la Genèse (II, 7) l’a rapproché du mot adamah , «terre», mais …   Encyclopédie Universelle

  • Adam — may refer to: * Adam (name), a common given name and surname (list of people in that article)Adam, as a word or as an abbreviation, may also refer to:* Adam (Bible), the first man according to the Abrahamic religious tradition * Adam Kadmon, the… …   Wikipedia

  • Adam — bezeichnet: eine Person, die in der Bibel und dem Koran als erster Mensch benannt wird, siehe Adam und Eva den ursprünglichen Menschen in der kabbalistischen Lehre, siehe Adam Qadmon einen Familien sowie männlichen Vornamen, siehe Adam (Name)… …   Deutsch Wikipedia

  • Adam — • First man and father of the human race Catholic Encyclopedia. Kevin Knight. 2006. Adam     Adam     † …   Catholic encyclopedia

  • Adam — 〈m. 6〉 1. 〈nach bibl. Überlieferung〉 der erste Mensch 2. 〈fig.〉 der Mensch schlechthin ● den alten Adam ausziehen ein neuer Mensch werden; in ihm regt sich der alte Adam der sündhafte Mensch in ihm, der Mensch, der Versuchungen zugänglich ist; im …   Universal-Lexikon

  • ADAM — (Heb. אָדָם), city on the eastern bank of the Jordan River mentioned in Joshua 3:16 as the place where the Jordan ceased flowing at the time of the Israelite crossing. It also appears in the inscriptions of Pharaoh Shishak (10th century B.C.E.).… …   Encyclopedia of Judaism

  • ADAM (R. et J.) — ADAM ROBERT (1728 1792) & JAMES (1730 1794) Les architectes et décorateurs Robert et James Adam sont les fils d’un architecte écossais, William Adam. Ce dernier, déjà mêlé au courant du retour à l’antique qui depuis Inigo Jones triomphait en… …   Encyclopédie Universelle

  • Adam — Adam, Édouard Jean * * * (as used in expressions) Adam, pico de Adam, Robert Elsheimer, Adam Mickiewicz, Adam (Bernard) Oehlenschläger, Adam Gottlob Powell, Adam Clayton, Jr. Sedgwick, Adam Sienkiewicz …   Enciclopedia Universal

  • Adam — Sm erw. grupp. (12. Jh., als Appellativ) Onomastische Bildung. In der Bibel Name des ersten Menschen, zugleich hebräisches Wort für Mensch, Mann (hebr. ʾāḏām). Seit dem 12. Jh. verschiedene Wortverwendungen, die meist unmittelbar von Bibelstellen …   Etymologisches Wörterbuch der deutschen sprache

  • Adam — Ad am, n. 1. The name given in the Bible to the first man, the progenitor of the human race. [1913 Webster] 2. (As a symbol) Original sin; human frailty. [1913 Webster] And whipped the offending Adam out of him. Shak. [1913 Webster] {Adam s ale} …   The Collaborative International Dictionary of English

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.