Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

ab olmak

  • 1 olmak

    1. 发生; 实现; 完成, 作成: Ne oldu? 发生了什么事情?怎么一回事?Ne oldun kızım? 闺女, 你怎么的了?Sesine ne oldu? 你的嗓子怎么啦?Ne oluyorsunuz? 您怎么啦?Öyle de oldu. 这事就这样发生了。Dışarıda bir telâş oldu. 大街上发生了骚动。Her gün fırtına oluyor. 每天都有风暴。Her şey iyi oldu. 一切都顺利地应付过去了。Nasıl oldu da bunun farkına varmadın. 你怎么会没有觉察此事。Ortada neler olup döndüğünü bilmiyorum. 我不知道周围发生的是什么事。
    2. 是; 是…亲属: Bu hanım sizin neniz oluyor? 这位女士是您的什么人?Halam oluyor. 她是我的姑妈。İşte, pasta dediğin böyle olur? 你所说的甜点就是这样的?
    3. 在, 处在; 到来: Benim burada olduğumu nasıl haber aldınız? 您是怎么知道我在这里?Herkes olduğu yerde kalsın. 每个人在原有的位子上不要动。Öğleden sonra orada olamalıyım. 午后我必须要在那儿。Siz onun yerinde olsanız ne yaparsınız? 您要是处在他的位子上, 怎么做?Yarın misafirimiz olacak. 明天我有客人要来。
    4. 出生, 诞生; 有: Bir erkek çocuğu oldu. 她生了一个男孩。Cebimde olanı ona verdim. 我把我口袋里所有的钱都给了他。Onun birkaç lirası oldu. 他仅有几个里拉。
    5. 成熟, 长熟; 做熟, 煮熟: Ekinler oldu. (地里)庄稼熟了。Üzüm daha olmadı. 葡萄还没有长熟。Yemek oluyor. 饭正在做。
    6. -e 合适; 合身; 适用, 适合: Bu pabuç sana tıpatıp oldu. 这双便鞋你穿十分合脚。Bu şapka başıma olmuyor. 我戴这顶帽子不合适。
    7. 成为, 变为; 成了; 是, 当, 做: adam \olmak 做人 bakan \olmak 成为部长 müdür \olmak 当校长; 当经理 tahsildar \olmak 当征税员, 当流动收款员 Doktor oldu. 他当了医生。İyi bir mühendis olur. 他将成为一名出色的工程师。Su buz oldu..水变成了冰。Öğretmen olacağım. 我将当教师。
    8. - den 失去, 失掉, 丢失: elden ayaktan \olmak 失去手和脚 Hem eşinden, hem de çocuklarından oldu. 他既失去了妻子, 又失去了孩子。Tembelliği yüzünden işinden oldu. 他由于偷懒丢掉了工作。
    9. (某时间)来临, 降临, 到来; (某种状态)开始: Akşam oluyor. 天快傍晚了。Sabah oldu. 天亮了。
    10. 和表示疾病的名词连用, 构成复合动词: anjin \olmak 患咽喉炎 öksürük \olmak 咳嗽, 害咳嗽病 tifo \olmak 患伤寒病 Nezle oldum. 我伤风了。hasta oldu. 他生病了。
    11. 用作肋动词: belli \olmak 表露出来, 流露出来 memnun \olmak 满意, 高兴 teslim \olmak 投降, 认输 Hasta iyi oldu.病人康复了。Hasta olduğumdan dolayı gelemedim. 我因生病没能来。
    12. (时间、事件等)过去, 消失, 逝去: O gideli iki yıl oldu. 自他走后, 已整整两年过去了。Tam iki yıl oldu. 过去了整整两年。Siz geleli iki hafta oldu. 您来了已有两个星期。
    13. 俗́ 喝醉: Sen adamakıllı olmuşsun! 你已喝醉了!Bu akşam iyice oldu. 今晚他喝得烂醉。
    14. 拥有, 获得, 得到; 成为主人: Bir hesap makinem oldu. 我有一部计算机。Bu konuda bilgim oldu. 我有关于这个问题资料。
    15. 用于构成复合动词, 如 yazar \olmak, gelmez \olmak, yazmakta \olmak, söyliyecek \olmak, yazmalı \olmak 等: söyliyecek olunca 他刚想说话时 Bize gelmez oldu. 他不再到我们家来了。
    ◇ \olmak üzere 1) 以…资格, 作为, 以…身份: yadigâr \olmak üzere 作为纪念 2) 包括…在内, 连…在内 hariç olmak \olmak 除…以外, 除外 İkisi kız olmak üzere üç çocuğu var. 他有3个孩子, 其中两个是女孩。ola 莫非, 难道; 的确, 真的 ola ki 可能, 也许, 或许: On dakika daha bekle, ola ki, vapuru kaçırmıştır. 你再等10分钟, 也许他没赶上轮船。olarak 1) 当…的时候, 在…时候, 因为; 以…资格, 作为, 以…身份: hediye olarak 作为礼品 öğretmen olarak 作为教师 2) 用于构成副词词组: basit olarak 简单地, 用简单的方法 gizli olarak 秘密地, 悄悄地 son olarak 最后, 最后一次 olduğu hâlde 以…为首: iktisatçıların ekserisi başlarında Aksoy ile Kalafat olduğu hâlde 以阿克索伊和卡拉法特为首的大多数经济学家 olduğu kadar 尽可能地, 根据可能 oldum olası 自古以来, 从来, 向来, 总是: Oldum olası gevezedir. 他是个天生快嘴的人。olmalı 大概, 大约, 想必: Evde olmalı. 他可能在家里。Gelmiş olmalı. 他大概来了。Karınları acıkmış olmalı. 想必他们都饿了。olmasına 虽然, 但是: bizim \olmak bizim 我们的倒是我们的, 但是 iyi \olmak iyi 好倒是好, 但 olmazsa 在这种情况下, 如果这样, 那么, 那就: Olmazsa sinemaya gidelim. 要是这样, 我们就看电影去。olmazsa olmaz 不可或缺的, 必不可少的 olsa olsa 至多, 充其量, 至多不过, 最多, 最大限度地: Olsa olsa başka bir yere tayin ederlerdi. 最多不过是他们把他调到别的地方去工作。Bu süpürge olsa bin liradır. 这扫帚最多值1千里拉。olsun 1) 好吧, 行, 就这样吧; 随他去 2) 那怕, 甚至; 即使: bu avı olsun kaçırmamak için 为了不放过哪怕是这只野物 olsun olsun 至多, 至多不过 … olsun … olsun 无论是…; 不论是…, 还是: bitkiler olsun, hayvanlar olsun 无论是植物, 还是动物 Kendi olsun, kardeşi olsun ayni şeyi söylüyorlar. 无论是他本人, 还是他的弟弟说的都是同一件事。olup olacağı 只, 不过, 仅仅, 一共不过: Olup olacağı on kuruşluk bir mesele 只是几分钱的事。olup bitmek 发生, 出现, 遇到 olup (或 olan) bitenler 既成事实, 事件 olur ya 可能发生, 有时发生
    ◆ Olan oldu. 准备好了。Oldu! 好了!妥了!得了!行了!够了!Oldu olacak. (表示决心)豁出去啦!不必顾虑啦!管它呢: Oldu olacak, bari ben de geleyim. 管它呢, 我也要来。Oldu olacak, bari şunu da yapınız. 不要顾虑啦, 您就做这事吧。Olmadı! 不行!没有成功!Olmaz olmaz deme olmaz olmaz. 无奇不有; 什么事都有可能发生。Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç doğmuş. 临渊慕鱼, 不如退而结网。

    Türkçe-Çince Sözlük > olmak

  • 2 ab olmak

    nsz 消失, 不见踪影

    Türkçe-Çince Sözlük > ab olmak

  • 3 gadr olmak

    -e 旧́ 受委屈, 被冤屈, 受无礼对待, 受虐待

    Türkçe-Çince Sözlük > gadr olmak

  • 4 gaşy olmak

    nsz 出神, 入迷

    Türkçe-Çince Sözlük > gaşy olmak

Look at other dictionaries:

  • olmak — nsz, ur 1) Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık 2) Gerçekleşmek veya yapılmak 3) Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içeride olmak — 1) zarar etmiş olmak, borçlanmış olmak 2) hapishanede olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş olmak — 1) küçük bir işte de olsa başta olmak, sözü dinlenir bir kimse olmak 2) önde gelmek, lider olmak Hep baş olmaya bakarız ve olduktan sonra nasihat veririz. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yeri olmak — 1) uygun olmak 2) sırası, uygun zamanı olmak 3) saygınlığı olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • raci olmak — (A. T.) ait olmak, dönük olmak, yönelik olmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ayan olmak — belli olmak, bilinir olmak Onun duru aydınlığında alın yazımızın en çapraşık satırları, bize, birdenbire ayan oluverir. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dahli olmak — (bir işte) bir işe karışmış olmak, bir işte parmağı olmak Yok, paşa kardeş, bu zaferde benim dahlim yok. F. F. Tülbentçi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dut gibi olmak — 1) çok sarhoş olmak 2) utanmak, mahcup olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ehil olmak — ustalaşmak, uzman olmak Dikkat ettim, bu adamda, her işte ehil olmak merakı var. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ense kulak yerinde olmak — tkz. 1) iri yarı olmak 2) kelli felli olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • formda olmak — gerekli güç ve yeteneklere sahip olmak Güreşçilerimiz formda olmak zorundadır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.