Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

aşırmak

  • 1 aşırmak

    (-i, - den)
    1. 使越过, 使经过
    2. -i 俚́ 偷窃, 盗取: Bunları o hırsız hancı, kardeşlerimden aşırmışmış. 这些东西就是那个小偷店老板从我的哥哥们那里偷的。Kocakarı görmüyor ya! Hekim evin eşyasını birer birer aşırırmış. 老太婆看不见了, 大夫就把家里的东西一件一件地偷走了。
    3. (-i, -e) 把处于危险的物品抢运到某处: Yangın büyüyünce eşyayı bostana aşırdılar. 火越来越大, 他们把家具抢运到了菜园子。
    4. 剽窃
    5. 超过, 超越, 跳越
    6. 驱逐, 赶走

    Türkçe-Çince Sözlük > aşırmak

Look at other dictionaries:

  • aşırmak — i, den 1) Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek 2) i, argo Çalmak, çalıp götürmek, araklamak Borcunu ödeyemeyecek fakat bavulunu oradan nasıl aşırabilecekti? H. R. Gürpınar 3) i, e Tehlike içinde bulunan bir şeyi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırmak — bir şeyi gideceği yere götürmek, hırsızlamak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • araklamak — i, argo Çalmak, aşırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırıvermek — i, den Çabucak aşırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırma — is. 1) Aşırmak işi 2) mim. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık 3) sf. Aşırılmış Aşırma bir eser. 4) hlk. Küçük kazan, kova, bakraç 5) ed. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşırtmak — i, e 1) Aşırma işini yaptırmak 2) Aşırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çalmak — i, e, ar 1) Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı. F. R. Atay 2) Vurarak veya sürterek ses çıkartmak Bir yandan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaçırmak — i 1) Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak 2) Bir işi belirlenen zamanda yapamamak Maçı kaçırdım. 3) nsz Zor kullanarak yanında götürmek Kız kaçırmak. 4) Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek Fırsatı kaçırdım. 5) Yararlanamamak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kaldırmak — i 1) Bulunduğu yerden almak Örtüyü masanın üzerinden kaldır. 2) Yukarı doğru hareket ettirmek Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık. S. F. Abasıyanık 3) Yükseltmek Duvarı bir metre daha kaldırmalı. 4) nsz Ürün toplamak, taşımak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lok — is., den., İng. lock Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • omuzlamak — i 1) Omzuna almak 2) Omzuyla dayayıp itmek 3) mec. Destek vermek Adam olanı bir defa omuzlamak yeter. 4) mec. Bir iş veya görevi yüklenmek, sorumluluk almak 5) argo Alıp götürmek, sırtlayıp kaçırmak, aşırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.