Translation: from turkish

aşılamak

  • 1 aşılamak

    aşılamak impfen; BOT veredeln; Wasser lauwarm machen;
    fig b-ne bş-i aşılamak jemanden anstecken mit; jemandem etwas einflößen, suggerieren (Ideen usw)

    Türkçe-Almanca sözlük > aşılamak

  • 2 aşılamak

    1) В с.-х., мед. привива́ть, де́лать приви́вку

    elmaya armut aşılamak — привива́ть на я́блоне гру́шу

    2) Д, В внуша́ть, привива́ть (навыки, уважение и т. п.)
    3) В заража́ть (болезнью)

    marazı aşılamak — разноси́ть зара́зу, заража́ть

    Büyük Türk-Rus Sözlük > aşılamak

  • 3 aşılamak

    vt
    1) med ( aşı yapmak) impfen
    2) med ( başkasına hastalık geçirmek) anstecken, infizieren
    3) inform ( virüs) infizieren
    4) bot pfropfen
    5) agr ( yabani ağaç) veredeln
    6) ( fig) o ( fam) einimpfen, indoktrinieren; ( telkin etmek) suggerieren
    birine bir şeyi \aşılamak jdm etw einimpfen

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > aşılamak

  • 4 aşılamak

    \aşılamak (ağaçlar için)
    tamandin (ji bo daran)
    --------
    fetrûm kirin
    --------
    fetrûmkirin
    --------
    niçilandin
    --------
    parzandin

    Türk-Kürt Sözlük > aşılamak

  • 5 aşılamak

    привива́ть
    * * *
    -i
    1) мед. привива́ть (тж. о растение); де́лать приви́вку
    2) заража́ть ( болезнью)
    3) перен. внуша́ть, привива́ть что кому
    4) разбавля́ть (горячей или холодной водой и т. п.)

    Türkçe-rusça sözlük > aşılamak

  • 6 aşılamak

    бөре ялгау

    Türkçe-Tatarca sözlük > aşılamak

  • 7 aşılamak

    v. vaccinate, inoculate, immunize; graft, bud, transfuse, suggest, engraft, envenom, fertilize, imbue, impregnate, indoctrinate, infect, infuse into, ingraft, instil, instill; pass on an ilness

    Turkish-English dictionary > aşılamak

  • 8 aşılamak

    (-i, -e)
    1. 接种(疫苗): Okula aşıcı geldi, çocukları aşıladı. 接种员来到学校给孩子们接种了疫苗。
    2. 嫁接
    3. 传染, 感染
    4. 转́ 感化, 教诲, 灌输, 教育: Sanatın görevi insanlara duygu ve sevgi aşılamaktır. 艺术的使命是让人有情感, 有爱心。Çocuklarımıza doğru söylemeyi aşılamalıyız. 我们必须教育我们的孩子说实话。
    5. 往热水里兑凉水或加冰, 或往冷水里兑热水

    Türkçe-Çince Sözlük > aşılamak

  • 9 aşılamak

    Peyvənd etmək

    Türkcə-Azərbaycanca İzahlı Tibb lüğəti > aşılamak

  • 10 aşılamak

    أخصب
    خصب
    طعم
    لقح

    Türkçe-Arapça Sözlük > aşılamak

  • 11 aşılamak

    1. أخصب [أَخْصَبَ]
    Anlamı: bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak
    2. خصب [خَصَّبَ]
    Anlamı: bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak
    3. طعم [طَعَّمَ]
    Anlamı: bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak
    4. لقح [لَقَّحَ]
    Anlamı: bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak

    Türkçe-Arapça Sözlük > aşılamak

  • 12 aşılamak

    "to vaccinate, to inoculate; to graft; to instil, to instill, to indoctrinate"

    İngilizce Sözlük Türkçe > aşılamak

  • 13 aşılamak

    "1./ı/ to vaccinate, inoculate. 2. /ı, a/ to graft, bud (a graft) on to (a stock). 3. /ı, a/ to infect (someone) (with). 4. /ı, a/ to inculcate, instill (ideas) (in). 5. /ı/ to breed (animals); to impregnate (a female animal). 6. /ı/ prov. to cool or warm (a beverage) by adding a liquid to it. 7. /ı/ prov. to cool (a beverage). 8. /ı, a/ prov. to mix (one thing) with (another)."

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > aşılamak

Look at other dictionaries:

  • aşılamak — i, e, tıp 1) Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak 2) tıp Başkasına hastalık geçirmek 3) Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • telkin etmek — aşılamak Çocukluğumun en derin, en sürekli, en ihtiraslı sevgisini bana telkin eden bu üvey annemdi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşılama — is. 1) Aşılamak işi 2) Yeni aşılanmış ağaç Aşılamaları sık sık sulamalı. 3) Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma 4) Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah 5) sf. Bu yolla elde edilmiş Aşılama su. 6) sf. Aşılanmış (ağaç) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çelik — 1. is., ği 1) Kısa kesilmiş dal 2) Kök salması için yere dikilen dal 3) Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek 4) Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal 5) den. Gemilerde,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söylev — is. Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe Genel sekreter, heykelin önünde verdiği söylev esnasında, biraz evvel kurdeleyi kestiği makasla oynarken parmağını kanatmıştı. R. N.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zehirlemek — i 1) Öldürmek amacıyla yedirme, içirme vb. yollarla zehir vermek, ağılamak 2) mec. Birine zararlı düşünceler, zararlı duygular aşılamak Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilkah etmek — 1) döllemek 2) aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sakalının altına girmek — (birinin) yakınlık kurarak ona düşüncesini aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağına koymak (veya sokmak) — bir duruma veya söze hazırlamak için önceden kısaca anlatmak, düşünce aşılamak, telkin etmek Bunu Bayram ağanın kulağına koydular. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağını doldurmak — (birinin) bir kimseye başkasından bilgi almadan önce konu üzerinde bilgi verirken kendi düşüncesini aşılamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AHİLİK — Asırlar önce Anadolu da gelişen bir halk ocağı. Sosyal bir kuruluş olan ahilik iş alanında adam yetiştirmek, çalışma sevgisini aşılamak, istihsali çoğaltmak gibi gayeleri vardı. Günlük hayatta ise teavün, yoksulları koruma gibi insani duyguları;… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.