Translation: from turkish

açlıktan kırılmak

  • 1 kırılmak

    1) быть разби́тым (сло́манным); разбива́ться; лома́ться, разруша́ться
    2) ги́бнуть

    kırılıp geçmek — поги́бнуть

    açlıktan kırılmak — умира́ть от го́лода

    3) быть уста́лым (разби́тым)
    4) Д серди́ться, обижа́ться на кого
    5) коке́тничать

    kırılıp dökülmek — а) быть разби́тым вдре́безги; б) коке́тничать и расточа́ть похвалы́

    6) убавля́ться, уменьша́ться; стиха́ть
    7) физ. преломля́ться (о луче)
    8) скла́дываться, сгиба́ться

    Büyük Türk-Rus Sözlük > kırılmak

  • 2 açlık

    го́лод (м)
    * * *
    озвонч. -ğı
    го́лод

    açlık çekmek — а) голода́ть, испы́тывать го́лод; б) бе́дствовать

    açlıktan kırılmak — ги́бнуть от го́лода

    ••
    - açlıktan gözleri kararmak
    - açlıktan dönmek
    - açlıktan nefesi kokmak
    - açlıktan ölmek

    Türkçe-rusça sözlük > açlık

  • 3 açlık

    - ğı is.
    1. 饥饿: Açlıktan içim kıyılıyor. 我饥饿难耐。Bu kuş açlıkla bu yılana saldırıyor. 这只鸟饿得向这条蛇发动了进攻。Açlıkta darı ekmeği helvadan tatlıdır. 成́ 饥时糠似蜜, 饱时肉如柴。
    2. 饥荒, 饥馑: Bazı Afrika ülkelerinde, bu yazı açlık başladı. 今年夏天, 一些非洲国家发生了饥馑。
    ◇ \açlık bastırmak 吃点儿东西垫垫 \açlık (ı) beyn (in) e (或 başına) vurmak 非常饿, 饿得直哆嗦 \açlık çekmek 1) 饥饿 2) 贫穷, 受穷: Senelerde orada burada sürtüp açlık çekmişti. 多年来他四处漂泊, 贫困潦倒。\açlık duymak 饥饿 \açlık grevi 绝食 \açlık ödemi 医́ (因饥饿或营养不良而引起的)浮肿, 水肿 \açlık tifüsü 医́ (因饥馑或贫困而流行的)斑疹伤寒 \açlıkı körletmek (饭前)垫垫肚子 \açlıktan fevt olmak 饿死: Hayvan açlıktan fevt olmuş. 这畜生是饿死的。\açlıktan göbeğine taş bağlamak 饿得要命, 饿极 \açlıktan götü örümcek bağlamak 俚́ 长期挨饿, 长期受穷: Açlıktan götün örümcek bağlamış da, hâlâ fiyakadan vazgeçmiyorsun ha! 嗨!你都穷得叮当响了, 可还在那里臭美!\açlıktan gözü (或 gözleri) kararmak 饿得眼前发黑 \açlıktan imanı gevremek 俚́ 非常饿, 饿极了 \açlıktan kırılmak 1) 饿死 2) 转́ 苟且偷安; 混日子, 庸庸碌碌地活着 \açlıktan köpük kusmak 饿得要命, 饿极 \açlıktan nefesi kokmak 1) 饥饿, 挨饿 2) 贫穷, 贫困, 受穷: Ağabeyim onlara uzatmasaydı hepsinin açıktan nefesi kokacaktı. 要不是我大哥向他们伸了一把手, 他们都得受穷。\açlıktan ölmek 1) 饿死: Açlıktan ölmek üzereyken bir yardım eli uzandı. 就在他快要饿死之际, 有人向他伸出了援助之手。 2) 饿得要命, 饿极: Açlıktan ölmeyecek kadar bir şey yedi. 他吃得极少, 饿不死而已。
    ◆ Açlık sofuluğu bozar. 人穷志短, 马瘦毛长。

    Türkçe-Çince Sözlük > açlık

  • 4 açlık

    (-ğı)
    1) го́лод; голодо́вка

    açlık çekmek — голода́ть, испы́тывать го́лод

    açlık grevi — голодо́вка (заключённых)

    açlıktan kırılmak — погиба́ть от го́лода

    açlıkı körletmek — замори́ть червячка́

    açlıktan ölmek — умере́ть от го́лода

    2) бе́дность, нужда́

    açlıktan nefesi kokar — а) у него́ пусто́й желу́док; б) он бе́ден

    Büyük Türk-Rus Sözlük > açlık

  • 5 açlıktan dönmek

    Türkçe-rusça sözlük > açlıktan dönmek

  • 6 açlıktan gözleri kararmak

    Türkçe-rusça sözlük > açlıktan gözleri kararmak

  • 7 açlıktan gözü

    = açlıktan gözleri kararmak, = açlıktan dönmek испы́тывать стра́шный го́лод

    Türkçe-rusça sözlük > açlıktan gözü

  • 8 kırılmak

    kırılmak pass von kırmak; im Kampf fallen, umkommen; zugrunde gehen; sich ärgern (-e über A); zerschlagen sein, überwunden sein; sich zieren; fig brechen (-den vor D, z.B. Überfülle); Preis fallen; Wind sich legen;
    kırılıp dökülmek kurz und klein geschlagen werden; liebedienern, schöne Worte machen; sich elend fühlen

    Türkçe-Almanca sözlük > kırılmak

  • 9 kırılmak

    1. kırmak 的被动态: Bacağım kırıldı. 我的腿骨折了。Bardak kırıldı. 杯子被打碎了。Uğraşmışlar, uğraşmışlar, çubuklar bir türlü kırılmamış. 他们费了好大的劲, 一根木棍也没能撅折。Baş kırılır fes (或 körk) içinde, kol kırılır yen (或 kürk) içinde. 成́ 脑袋破了, 藏在帽子里, 胳膊折了, 藏在袖子里; 家丑不可外扬。
    3. 打褶子, 起皱褶: Gömleğin yakası kırılmış. 衬衣领子好像起褶子了。
    3. (因战争、瘟疫、灾害等导致)大量死亡: Koleradan birçok insan kırılmış. 有许多人死于霍乱。
    4. (寒冷、风速等)减弱, 减缓, 平息
    5. 转́ 失去(勇气、失望、名誉等): Cesareti tümüyle kırılmıştı. 他完全泄了气。Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı. 他刚迈进门第一步便失去了勇气。
    6. -e 生气, 不快, 气愤: Bayramda gidemediğim için bana kırılmış. 过节我没能去探望他, 他生我的气了。
    7. 感到不适: Bütün vücudum kırılıyor. 我全身都不舒服。Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor. 我今天这是怎么了?浑身发冷, 全身都不舒服。
    8. - den 弯腰, 被压弯: meyveden \kırılmak 硕果累累压树枝 Onun hâline hepimiz gülmekten kırıldık. 看他那个样子我们都笑弯了腰。
    9. 物́ 折射
    ◇ kırılıp bükülmek 说话拿腔拿调 kırılıp dökülmek 1) 装腔作式, 扭扭捏捏 2) 变旧, 被搞乱, 被搞坏: Eşya, taşınma sırasında kırılıp döküldü. 家具在搬运时被搞坏了。 3) 感到不适: Bugün vücudum kırılıp dökülüyor. 今天我身体不舒服。

    Türkçe-Çince Sözlük > kırılmak

  • 10 kirilmak

    1) (birine kirilmak) ыгу фыхэкIын, игу хухэщIын
    2) (boyundan ikiye kirilmak) зэпыутын/ зэпыудын зэпыкIыкIын/ зэпыщIыкIын
    3) (bozulmak) КЪУТЭН 2. (къутагъэ/ къутащ, МЭКЪУТЭ)
    4) (kırılıp dağılmak) ЗЭХЭКЪУТЭН; зэхэкъутагъэ/ зэхэкъутащ: kırıldı

    Турецко-адыгский словарь > kirilmak

  • 11 kırılmak

    vi
    2) (zer) brechen, in die Brüche gehen, zu Bruch gehen
    su testisi su yolunda kırılır ( prov) der Krug geht so lange zum Brunnen, bis er bricht
    3) ( buzlar) einbrechen
    4) ( oyuncak) kaputtgehen
    5) ( kırıklık duymak) sich krank fühlen
    gülmekten \kırılmak ( fam) sich kranklachen
    6) ( gücenmek, incinmek) gekränkt sein, verletzt sein
    7) ( çok sayıda ölmek) in Massen sterben
    8) ( soğuk, rüzgâr) nachlassen
    9) phys ( doğrultu değiştirmek) sich brechen
    10) geo sich verwerfen
    11) ( fig)
    cesareti/umudu \kırılmak den Mut/die Hoffnung verlieren

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > kırılmak

  • 12 açlıktan nefesi kokmak

    а) бе́дствовать
    б) голода́ть

    Türkçe-rusça sözlük > açlıktan nefesi kokmak

  • 13 açlıktan ölmek

    "умира́ть с го́лоду", стра́шно хоте́ть есть

    Türkçe-rusça sözlük > açlıktan ölmek

  • 14 eli kırılmak

    наби́ть ру́ку; наторе́ть в чём

    Türkçe-rusça sözlük > eli kırılmak

  • 15 gönülü kırılmak

    оби́деться, оскорби́ться

    Türkçe-rusça sözlük > gönülü kırılmak

  • 16 kırılmak

    лома́ться
    * * *
    1) разбива́ться; лома́ться

    bu evin pencereleri kırılmıştır — о́кна э́того до́ма разби́ты

    2) ги́бнуть, погиба́ть

    bu hastalıktan çok hayvan kırıldı — от э́той боле́зни па́ло мно́го скота́

    koleradan birçok insan kirıldı — мно́го люде́й поги́бло от холе́ры

    3) разг. испы́тывать недомога́ние / разби́тость

    bana ne oluyor bugün? Her tarafım kırılıyor — что со мной [твори́тся] сего́дня? Меня́ всего́ лома́ет

    4) -e серди́ться, обижа́ться

    bana kırılmış — она́ оби́делась на меня́

    5) перен. стиха́ть, теря́ть си́лу (о ветре, холоде и т. п.)

    soğuk kırıldı — холода́ уме́ньшились

    6) перен. теря́ть, утра́чивать (надежду и т. п.)

    cesareti kırıldı — он потеря́л сме́лость

    umidi kırıldı — его́ наде́жды ру́хнули

    7) физ. преломля́ться
    ••

    Türkçe-rusça sözlük > kırılmak

  • 17 kırılmak

    кителү; кырылу; рәнҗү; сыну; ватылу

    Türkçe-Tatarca sözlük > kırılmak

  • 18 kırılmak

    ломаться, разрушаться

    İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük > kırılmak

  • 19 açlıktan öl

    1. starve 2. starving (v.) 3. starved (v.)

    Turkish-English dictionary > açlıktan öl

  • 20 açlıktan ölerek

    starving (prep.)

    Turkish-English dictionary > açlıktan ölerek

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.