Translation: from turkish

açık kapı

Look at other dictionaries:

  • açık kapı — is. 1) Seçenek 2) argo Bakire olma durumu Birleşik Sözler açık kapı hırsızı açık kapı politikası açık kapı siyaseti Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller açık kapı bırakmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı politikası — is., tic. Yabancı malları bir ülkeye serbestçe sokma politikası, açık kapı siyaseti …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı siyaseti — is., tic. Açık kapı politikası …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı hırsızı — is. Her yere girip çıkan, her bulduğunu, gördüğünü alıp giden kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı bırakmamak — bütün çözüm yollarını tıkamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı bırakmak — gereğinde, bir konuya yeniden dönebilme imkânı bırakmak, kesip atmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kapı — is. 1) Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı 2) Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı. S. F. Abasıyanık 3) Tavla oyununda iki pul üst üste… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kapı baca açık — korunmaya alınmamış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ardına kadar açık — sonuna kadar açık (kapı, pencere) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırsız — 1. is. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne 2. is. Başkasının malını çalan kimse, arakçı, uğru Birleşik Sözler hırsız adım hırsız anahtarı hırsız çekmecesi hırsız feneri hırsız kelepçe …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.