Translation: from turkish to chinese

from chinese to turkish

aç gözlü

  • 1 gözlü

    s.
    1. 长着某种眼睛的: ela \gözlü bir kız 淡蓝色眼睛的姑娘 iri \gözlü 大眼睛的
    2. 有分格的, 有抽屉的, 有分间的: iki \gözlü ev 有两个房间的房子 Bu masa üç gözlüdür. 这张桌子是个三屉桌。
    3. 有眼的: sık \gözlü kalbur 细眼筛
    ◇ \gözlüye gizli olmamak 心明眼亮, 什么也瞒不住

    Türkçe-Çince Sözlük > gözlü

  • 2 aç gözlü

    s.
    1. 贪吃的: Açgözlü çocuk, her gördüğünden yemek istiyorsun! 你真是一个贪吃的孩子, 见什么都想吃!
    2. 贪婪的, 贪心的, 不知足的, 贪得无厌的, 贪心不足的: pek \aç gözlü bir adam 非常贪得无厌的人 Aç gözlü olduğun için kimse tarafından sevilmiyorsun. 你贪得无厌, 没人喜欢你。
    ◇ \aç gözlü daya çocuğu 贪得无厌的人
    ◆ Açgözlü adama ne verilse daha fazlasını ister. 人心不足蛇吞象。

    Türkçe-Çince Sözlük > aç gözlü

  • 3 tok gözlü

    s. 不贪的, 知足的: Büyük annem tok gözlü insanların her yerde sevildiğini söyler. 我祖母说知足的人到处都受欢迎。

    Türkçe-Çince Sözlük > tok gözlü

  • 4 açık gözlü

    s. 精明强干的, 机灵的, 机智的, 伶俐的, 敏捷的, 麻利的

    Türkçe-Çince Sözlük > açık gözlü

  • 5 kene gözlü

    s. 小眼睛的(人)

    Türkçe-Çince Sözlük > kene gözlü

  • 6 para gözlü

    s. 贪得无厌的, 贪财的

    Türkçe-Çince Sözlük > para gözlü

  • 7 kene göz

    Türkçe-Çince Sözlük > kene göz

Look at other dictionaries:

  • gözlü — sf. 1) Gözü olan 2) Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan İri gözlü. Yeşil gözlü. 3) Bölmesi veya gözleri olan Bu masa üç gözlüdür. 4) Deliği olan Sık gözlü kalbur. Birleşik Sözler açgözlü ahu gözlü ak gözlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözlü — sif. Gözü olan, görən. Şəfa tapıb qurtarmasın azardan; Heç gözlülər onun dərdin görməsin. A. Ə.. <Həmədanlı tacir:> Gözlülər arasında işığa möhtac korlar var. . Ç.. . . . gözlü – 1) rəqəmlərə qoşularaq, bir şeyin neçə gözdən (bölmədən)… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • Gecəgözlü — Infobox Settlement official name =Gecəgözlü native name = pushpin pushpin mapsize =300 subdivision type = Country subdivision name = flag|Azerbaijan subdivision type1 = Rayon subdivision name1 =Fizuli leader title = leader name = established… …   Wikipedia

  • gök gözlü — sf. Gözleri mavi ile açık yeşil arası olan (kimse) İçeriye gamselelerini giymiş, gök gözlü bir adam giriyor. Sarı saçlı, gök gözlü bir civanmış. K. Bilbaşar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıyan gözlü — sf. Mavi gözlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lokma gözlü — sf. Fırlak, patlak gözlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mühür gözlü — sf. 1) Koyu renkte, iri, beğenilen (gözlü) 2) is., ed., mec. Sevgili …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tirşe gözlü — sf. Gözü tirşe renkli olan O esmer, narin, tirşe gözlü kız, içli bir kızdır. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuk gözlü — sf. Göz kapakları şişkin, gözü kısık olan Saffet Hanım ufak tefek yapılı, küçük ve yumuk gözlü bir kadınmış. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kel ölür, sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur — kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ahu gözlü — sf. Gözleri güzel olan (kadın) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.