Translation: from turkish

çoğalmak

Look at other dictionaries:

  • çoğalmak — nsz Azken çok olmak, çok duruma gelmek, artmak Ansızın aşağıda ayak sesleri, uğultular çoğaldı. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üremek — çoğalmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • tekessür etmek — çoğalmak, artmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tezayüt etmek — çoğalmak, artmak Kalamış tan istimbota binildiği vakit neşeler tezayüt etmişti. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çokraşmak — çoğalmak ve dalgaIanmak. I I, 208 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • TEBARÜK — Çoğalmak, ziyâde olmak. * Uzamak. * Büyüklük. * Genişlemek. * Zâhir olmak, görünmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • üremek — nsz 1) Canlı, doğup çoğalmak Altı, yedi ay içinde küçük sürü üredi. Ö. Seyfettin 2) Yetişmek Çubuklu bahçede üreyen kızılcık da hiçbir yerde bulunmaz. S. Birsel 3) mec. Çoğalmak, artmak Yün kalın olduğu için örgü çabuk ürüyor …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • amipleşmek — nsz Amipler gibi bölünerek çoğalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • artmak — 1. is., ğı, hlk. Büyük heybe 2. nsz, ar 1) Çoğalmak lstırap çektikçe metanetiniz artar. 2) Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak Kumaş arttı. Yemek arttı. 3) Değeri yükselmek, fazlalaşmak Arsa fiyatları arttı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bereketlenmek — nsz Çoğalmak, artmak Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş oğul uşak toplansa koca bir mahalle olacak kadar bereketlenmiş. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • birikmek — nsz 1) Toplanıp yığılmak Meydanlarda çamurlar, sular birikirdi. S. F. Abasıyanık 2) Birbirine eklenip çoğalmak Sana verilecek havadislerim birikti. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.