Translation: from turkish

çift dikiş

Look at other dictionaries:

  • çift dikiş — is. 1) Birbirlerinden geçen iki sıra düz dikiş 2) argo Bir sınıfta iki yıl üst üste okuma, çifte dikiş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dikiş — is. 1) Dikme işi Dikişe, oyaya başladı, hanım hanımcık yaşıyordu, memnundu. R. H. Karay 2) Dikme biçimi Aralarında görüşmeye başlar başlamaz da hemen kumaş, terzi, dikiş, moda kelimeleri geçerdi. A. Ş. Hisar 3) Dikilen yer Astarın dikişi sökülmüş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çift — sf., Far. cuft 1) Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler) 2) is. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay 3) is. Toprağı sürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çifte dikiş — is. Çift dikiş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayaklı — sf. 1) Ayağı olan 2) Bir destekle yere dayanan Ayaklı kadeh. 3) Ayakla işletilen Ayaklı dikiş makinesi. Birleşik Sözler ayaklı canavar ayaklı koşma ayaklı kütüphane ayaklı mâni …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çırpma — is. 1) Çırpmak işi 2) Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılan dikiş biçimi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çifte — is., Far. cufte 1) At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme 2) İki namlulu av tüfeği Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı. O. V. Kanık 3) sf. İkisi bir arada bulunan veya ikili Güzel sevme derler nasıl sevmeyim /… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.