Translation: from turkish

çatışma

  • 1 çatışma

    2) Konflikt m, Auseinandersetzung f
    silahlı \çatışma bewaffneter Konflikt, bewaffnete Auseinandersetzung
    3) mil Gefecht nt
    4) psych (benlik \çatışması) Störung f

    Sözlük Türkçe-Almanca kompakt > çatışma

  • 2 çatışma

    çatışma Konflikt m; Streit m, Zank m

    Türkçe-Almanca sözlük > çatışma

  • 3 çatışma

    is.
    1. çatmak 的动名词: Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali, evde fekâlet bekleyen bir gerginlik yaratmıştı. 他一回来, 就可能发生令人不快的冲突, 这使全家人心惶惶。
    2. 战斗, 武装冲突, 交火: on beş dakika süren bir silâhlı \çatışma 一场持续了15分钟的战斗

    Türkçe-Çince Sözlük > çatışma

  • 4 çatışma

    Əkslik təşkil etmə; çatışma

    Türkcə-Azərbaycanca İzahlı Tibb lüğəti > çatışma

  • 5 çatışma

    1) столкнове́ние, конфронта́ция, конфли́кт

    çıkarların çatışması — столкнове́ние интере́сов

    sosyal çatışmalar — социа́льные конфли́кты

    2) воен. столкнове́ние, схва́тка, перестре́лка
    3) разг. ссо́ра; дра́ка

    Türkçe-rusça sözlük > çatışma

  • 6 çatışma

    n. clash, battle, run in, conflict, disagreement, brush, coincidence, collision, rencontre, scrimmage, skirmish
    * * *
    conflict

    Turkish-English dictionary > çatışma

  • 7 çatışma

    pozberî

    Türk-Kürt Sözlük > çatışma

  • 8 çatışma

    اصطراع
    تصارع
    تضارب
    تناحر
    خلفة

    Türkçe-Arapça Sözlük > çatışma

  • 9 çatışma

    1. اصطراع [اِصْطِراع]
    Anlamı: çatışmak işi, silâhlı büyük kavga
    2. تصارع [تَصَارُع]
    Anlamı: çatışmak işi, silâhlı büyük kavga
    3. تضارب [تَضَارُب]
    Anlamı: çatışmak işi, silâhlı büyük kavga
    4. تناحر [تَنَاحَرَ]
    Anlamı: çatışmak işi, silâhlı büyük kavga
    5. خلفة [خِلْفَة]
    Anlamı: çatışmak işi, silâhlı büyük kavga

    Türkçe-Arapça Sözlük > çatışma

  • 10 çatışma

    "skirmish, clash; conflict; collision"

    İngilizce Sözlük Türkçe > çatışma

  • 11 çatışma

    "1. clash, encounter, fight (either verbal or armed). 2. mil. skirmish. 3. psych., fiction conflict. - çıkmak 1. for an armed fight or skirmish to take place. 2. for a verbal skirmish to take place. -ya girmek /la/ 1. (for one person) to enter into an armed fight with (another); (for one group) to begin to skirmish with (another). 2. (for one person) to enter into a verbal skirmish with, cross swords with (another). "

    Saja Türkçe - İngilizce Sözlük > çatışma

  • 12 çatışma

    1) toqquşma; 2) ziddiyyət, ixtilaf, münaqişə; devletler arasında çatışmalar – dövlətlər arasında ziddiyyət
    ixtilaf, münaqişə, toqquşma, ziddiyyət

    Türkçe-Azerice Sözlük > çatışma

Look at other dictionaries:

  • catismă — CATÍSMĂ s. (bis.) (înv.) şedere. (catismă este una din secţiunile psaltirii.) Trimis de siveco, 05.08.2004. Sursa: Sinonime  catísmă s. f., g. d. art. catísmei; pl. catísme Trimis de siveco, 10.08.2004. Sursa: Dicţionar ortografic  catísmă… …   Dicționar Român

  • çatışma — is. 1) Çatışmak işi Döndüğü zaman hoş olmayan çatışmalar olabilmesi ihtimali evde felaket bekleyen bir gerginlik yaratmıştı. H. E. Adıvar 2) Silahlı büyük kavga, arbede On beş dakika süren bir çatışma olmuştur. 3) ask. Savaş maksadıyla düşmana… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatışma — «Çatışmaq»dan f. is …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • TEMANÜ' — Çatışma ve birbirine mani olma. İhraç. Adem i kabul. Tard. (Bak: Bürhan üt teman …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Halis Öztürk — Rebellen während des Ararat Aufstandes. Von links nach rechts: Sipkanlı Halis Bey, Ihsan Nuri Pascha, Hasenanlı Ferzende Bey[1] Halis Öztürk (kurdisch: Xalis Begê Sîpkî, türkisch Sipkanlı Halis Bey, * …   Deutsch Wikipedia

  • Muğlalı-Vorfall — Der Muğlalı Vorfall bezeichnet die Erschießung von 33 kurdischen Schmugglern im Jahr 1943 auf Befehl des Befehlshaber der Türkischen 3. Armee General Mustafa Muğlalı in Özalp (Provinz Van). Der Befehl wurde ohne vorherige Verhandlung gegeben. Von …   Deutsch Wikipedia

  • şedere — ŞEDÉRE, şederi, s.f. 1. Faptul de a şedea. ♦ Lipsă de activitate; lenevie, inactivitate. 2. Popas făcut într un loc pentru a petrece un anumit timp; timp petrecut într un loc. 3. (înv.) Domiciliu, locuinţă. – v. şedea. Trimis de LauraGellner,… …   Dicționar Român

  • benlik çatışması — is., ruh b. Benliğin ön plana çıkması ile baş gösteren çatışma …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatışabilmek — nsz, le Çatışma imkânı veya olasılığı bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatışılmak — nsz Çatışma işi yapılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çatışmacı — is. Çatışma çıkaran kimse Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi. B. Günel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.