Translation: from turkish

çıkış

Look at other dictionaries:

  • çıkış — is. 1) Çıkma işi veya biçimi Çiğ patatesle patlıcanı düşününüz, sıcak külden çıkışına bakınız, ne leziz yemektir. R. H. Karay 2) Bir yerden çıkmak için kullanılan yer 3) Yokuş 4) Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cikis — cìkis, ė smob. (2) žr. cikas: Strėvininkų, Kietaviškių apyl. dzūkai kitaip kalbančiųjų vadinami ciktūnais, cikiais EncVII342. Jau cìkiai iš turgaus išvažiavo Žž …   Dictionary of the Lithuanian Language

  • çıkış belgesi — is. 1) Bir kimsenin bir okulu bitirdiğini göstermek için geçici olarak verilen belge, çıkış 2) Bir malın ülke dışına çıkarılma iznini gösteren belge …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış noktası — is. Bir şeye başlanılan yer Çıkış noktanız hatalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış yolu — is. Çözüm Türkiye çıkış yollarını da yükseliş hızını da bulmuştu. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış almak — 1) işten ayrılmak 2) çıkış belgesi almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış çizgisi — is., sp. Yarışa başlangıç olarak belirlenen beyaz çizgi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış hakemi — is. Yarışa başlama işaretini veren görevli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış işlemi — is. Konaklama yerlerinden ayrılırken yapılan işlem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış kapısı — is. Yapılarda dışarı çıkmayı sağlayan kapı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıkış takozu — is., sp. Kısa mesafeli hız koşularında, sporcuların dizlerini yere dayadıktan sonra ayaklarını bastırıp itme gücü sağlamak ve hız kazanmak amacıyla kullandıkları özel araç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.