Translation: from turkish

âşık olmak

Look at other dictionaries:

  • âşık olmak — sevmek, tutulmak Bir iki kez karşıdan görmekle nasıl âşık olduğunu, nasıl evlendiğini yüreği burkularak izledi. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • deli divane (âşık) olmak — (bir kimse veya bir şey için) aşırı derecede sevmek Bütün yaratıklar birbirlerine deli divane âşık oldular. Halikarnas Balıkçısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • âşık — sf., kı, ğı, Ar. ˁāşiḳ 1) Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun (kimse) 2) is. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad 3) is. Halk ozanı Dinleyin âşıklar benim sözümü / Felek yaktı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tutkun olmak — âşık olmak, sevdalanmak Yaş farkına rağmen birbirlerine nasıl da tutkun olduklarını anlayarak şaşıyordu. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • muaşakada olmak — sevişmek, birbirine âşık olmak Ahmet le Fazilet in muaşakada oldukları ve evlenmeye hazırlandıkları anlaşıldı. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüzünden düşen bin parça olmak — öfke veya küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak Ama iktisadi bunalım ayyuka çıktı maşallah, yurttaşın yüzünden düşen bin parça olacak. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kail olmak — 1) razı olmak Bir selama kail oldum / Verir amma neden sonra. Âşık Ömer 2) inanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burnundan düşen bin parça olmak — çok asık suratlı olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşka düşmek — âşık olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gönül akıtmak — âşık olmak, sevmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gönlünü düşürmek — âşık olmak, sevdalanmak Biraz aklı olsa bizim Rabia ya gönül düşürür mü? H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

Wir verwenden Cookies für die beste Präsentation unserer Website. Wenn Sie diese Website weiterhin nutzen, stimmen Sie dem zu.